
Bütün bir yılı “enflasyon”, “faiz” ve “dezenflasyon” terimlerini konuşarak geçirdik. Görünen o ki bu terimleri bir süre daha konuşmaya devam edeceğiz zira 2026 yılında da enflasyon istenilen seviyenin üzerinde kalacak gibi görünüyor. Elbette 2025 yılı içerisinde yaşanan bazı gelişmelerin enflasyon hesaplarını bozduğu gerçeğini de kabul ediyorum ancak yine ifade etmeliyim ki enflasyon tahminlerini sürekli yukarı yönlü güncellemek itibar açısından çok güzel bir görüntü değil.
Öte yandan son dönemde aylık enflasyonun ana eğilimindeki düşüşün yavaşlaması hatta Eylül ayında yıllık enflasyonun da uzun bir aradan sonra yukarı dönmesi endişeleri artırmıştı. Açıkçası eğer Ekim ayı verisi beklenenden düşük gelmeseydi işler çok kötüye gidebilirdi. Eylül ayı verisinin beklenenden çok yüksek gelmesi ile beklentilerde de bozulma yaşanmıştı ve eğer Ekim verisi de yüksek gelseydi bu kez beklentilerdeki bozulma dezenflasyon programına çok ciddi zararlar verecek boyuta çıkabilirdi. Bu konuyu önemsememin sebebi geleceğe yönelik beklentilerin bugünkü fiyatlama davranışlarına da etki etmesi. Yani gelecek döneme ilişkin enflasyon beklentileri yukarı yönlü olunca bugün daha fazla zam görüyoruz. Sonuç olarak birbirini besleyen olumsuz bir döngü oluşuyor.
Gelelim Kasım ayı tahminlerine. Yapılan anketlerin medyanı Kasım ayında aylık enflasyonda %1,25 seviyelerine işaret ediyor. Benim yakından takip ettiğim ve güvendiğim Web-Tüfe ise Kasım’da %1,15’lik bir enflasyon ölçüyor. Bu seviyelerde bir enflasyonun yıllık enflasyonun düşmeye devam etmesi açısından son derece olumlu olduğunu not edelim.
Hafta içinde Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan önemli bir mülakat gerçekleştirdi. Mülakatın temel amacının vatandaşları enflasyon gelişmeleri konusunda daha sade bir dille bilgilendirmek olduğunu değerlendiriyorum zira Karahan çok teknik noktalara temas etmedi. Hatta ölçülen ve hissedilen enflasyon konusunda çok sadece bir dille oldukça basit bir açıklama yaparak konuyu izah etmeye çalıştı. Elbette konu vatandaşların yüksek enflasyon beklentilerine de geldi. O noktada da Başkan Karahan seviyeden daha ziyade trende bakılması gerektiğini ve son dönemde trendin de aşağı yönlü olmasının önemli olduğunu ifade etti.
Tüm bu gelişmelere bakarak 11 Aralık’taki Para Politikası Kurulu toplantısı için çıkarımlar yapmak da mümkün. Karahan’ın mülakatı öncesi beklentim bu toplantıda 100 baz puanlık bir faiz indirimi yapılacağı yönündeydi. Ancak Karahan’ın mülakattaki ifadeleri ve Kasım ayı için görece düşük enflasyon beklentisini de göz önünde bulundurursak 100 baz puandan daha yüksek bir faiz indiriminin de artık mümkün olabileceğini değerlendiriyorum. Ancak yine de Kasım ayı verisini görmekte fayda var.
Diğer yandan faiz indirimlerinin devam etmesi finansal koşullardaki sıkılığın azalacağı anlamına gelmiyor. Çünkü halen beklenen enflasyona göre çok ciddi bir reel faiz veriyoruz ve yürürlükte olan ticari kredi kısıtı gibi bazı makroihtiyati tedbirler politika faizinden daha fazla sıkılaştırıcı sonuçlar üretiyor. Görünen o ki bu tedbirler uzunca bir süre daha bizimle olacak.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.