Anne Şehir

04:0014/02/2026, Cumartesi
G: 14/02/2026, Cumartesi
Özgür Bayram Soylu

Kadınların ekonomik ve sosyal hayata tutunmalarını sağlamaya yönelik girişimcilik, finansal ve dijital okuryazarlık ile kooperatifçilik programlarının yaygınlaştırılması artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk hâline gelmiş durumda. Türkiye’de kadın âtıl işgücü oranı %38,3 seviyesinde; küresel ölçekte kadınlar her gün ortalama 4,7 saatlerini ücretsiz bakım ve ev işlerine ayırıyor. Çalışma hayatında yer alan kadınlar ise başka bir yükle karşı karşıya. Wellbees’in 2025 Esenlik Haritası, evlilik

Kadınların ekonomik ve sosyal hayata tutunmalarını sağlamaya yönelik girişimcilik, finansal ve dijital okuryazarlık ile kooperatifçilik programlarının yaygınlaştırılması artık bir tercih değil, toplumsal bir zorunluluk hâline gelmiş durumda. Türkiye’de kadın âtıl işgücü oranı %38,3 seviyesinde; küresel ölçekte kadınlar her gün ortalama 4,7 saatlerini ücretsiz bakım ve ev işlerine ayırıyor. Çalışma hayatında yer alan kadınlar ise başka bir yükle karşı karşıya. Wellbees’in 2025 Esenlik Haritası, evlilik ve ilişki sorunlarının çalışan performansında %30’a varan kayıplara yol açtığını; kaygı, stres ve iletişim problemlerine yönelik başvuruların toplamının %56,5’e ulaştığını ortaya koyuyor. TEDÜ, XSIGHTS ve TurkishWIN iş birliğiyle yürütülen 2025 Kadın ve İstihdam Araştırması’na göre toplumun %83,4’ü “bir çocuğa en iyi annesi bakar” derken, kadınların %40’ı çocuk sahibi olmanın kariyerleri önünde engel oluşturduğunu düşünüyor. Beyaz yaka annelerin yalnızca %17’si bakıcı desteğine sahip; her üç anneden ikisi bakım yükünü tek başına üstleniyor ve kadınların %68’i “yalnızca kendime güvenebilirim” diyor.

Bir yandan artan kaygı ve stresle mücadele edilirken, diğer yandan esnek çalışma (%36) ve daha fazla izin (%26) talepleri yükseliyor. Bütün bu veriler, sorunun bireysel değil yapısal olduğunu; kadınların yalnızca istihdama değil, destekleyici bir sosyal ekosisteme ihtiyaç duyduğunu açıkça gösteriyor. Bu noktada Kocaeli’den yükselen Anne Şehir Programı dikkat çekiyor. Kadınların yalnızca iş gücüne katılımını değil; anneliğini koruyarak güçlenmesini mümkün kılan, sosyal, psikolojik ve ekonomik destekleri bir araya getiren bütüncül bir yapı sunuyor. Sorunu sadece istatistiklerle tespit etmiyor; hayatın içinde, sahici bir karşılık üretiyor.


ŞEHRİN RUHU

Modern hayat kadını iki dar kalıba sıkıştırıyor: Ya evin görünmez CEO’su olarak 7/24 mesai yapan ama bordrosu olmayan bir emekçi ya da ayakta kalabilmek için anneliğini “sessize almak” zorunda kalan bir birey. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi (KBB) Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde şekillenen Anne Şehir projesi ise bu dayatmayı kabul etmiyor. Kadının içgüdüsel olarak taşıdığı anne olma kimliğini bastırmıyor, törpülemiyor, nötralize etmiyor. Tam tersine, bu kimliği sosyal hayatla uyumlu hâle getiren bir alan açıyor. Anne Şehir modeli, anneliği geri plana atılması gereken bir özellik değil, şehrin kalbine yerleştirilebilecek bir güç olarak görüyor. Annelik burada “engel” değil; insanı merkeze alan bir şehir anlayışının en doğal refleksi oluyor.


YALNIZLIĞA KARŞI BİRLİKTE OLMA HÂLİ

Proje, kadını anne olduğu için eksilen değil; anne olduğu hâliyle korunması ve desteklenmesi gereken değerli bir özne olarak ele alıyor. Modern hayatın kadını sıkıştırdığı o görünmez döngüden çıkış için gerçek bir kapı aralıyor. Kadına hem güçlenme hem de anne kalma imkânı sunuyor. Anne Şehir, kadına sadece bir hizmet sunmuyor; birlikte olabileceği bir ortam sunuyor. Komşuluğun yeniden kurulduğu, kadınların birbirine destek olduğu bir sosyal alan oluşturuyor. İyileşme sadece uzman desteğiyle değil, bir arada olmanın verdiği güçle gerçekleşiyor. Bu yönüyle mevzuata dayalı klasik belediyeciliğin ötesine geçerek; bir annenin başka bir anneye “iyi geldi” demesi en güçlü iletişim biçimine dönüşüyor.


Peki bu dönüşüm nasıl mümkün oluyor?

Anne Şehir Merkezleri, Lotus Anne Şehir Yaşam Merkezi, Gönül Bahçem Davet Evi, Ana Kafe Gastronomi & Workshop Alanı, Aile Okulu, Mutlu Şehir Okulları, Sağlıklı Yaşam Okulu ve çocuklar için kurulan Lokomotif Çocuk Köyü gibi birbirini tamamlayan projelerle, kadını ve çocuğu merkeze alan bütüncül bir sosyal ekosistem inşa ediyor. Lotus’un yaşam kompleksi yaklaşımı, Gönül Bahçem’in toplumsal buluşma zemini, Ana Kafe’nin üretim ve girişimcilik alanı ve Lokomotif Çocuk Köyü’nün keşfederek öğrenme modeli; Avrupa kentlerinde görülen parçalı sosyal hizmet yapılarından farklı olarak, sıcak ve temas temelli bir şehircilik pratiği sunuyor.

Bu yönüyle Anne Şehir, yalnızca Kocaeli için değil; Viyana ve Kopenhag gibi aile politikalarıyla öne çıkan Avrupa şehirleri için de ilham verebilecek, duygusal derinliği olan yerli ve özgün bir sosyal belediyecilik modeli olarak öne çıkıyor. Avrupa’da annelik çoğu zaman kariyere verilmiş bir ara olarak görülürken, Anne Şehir’de annelik bir eksilme değil; kamusal hayatın içinde değer bulan doğal ve güçlü bir duruş olarak yerini alıyor üstelik kendini kanıtlama ihtiyacı duymadan. Avrupa kentleri mutluluğu ölçmek için endeksler, algoritmalar üretirken; Kocaeli’de mutluluk bazen Ana Kafe’de yoğrulan bir hamurda, bazen Gönül Bahçem’de paylaşılan bir duyguda, bazen de Lokomotif Çocuk Köyü’nde çekiç tutan minik bir “Marangoz”un göz parıltısında hayat buluyor.

KBB Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı yalnızca bir proje yürütmüyor; şehrin kalbine dokunan bir anlayışı büyütüyor. Asıl hikâye ise bir çayın buharı yükselirken kurulan o sessiz göz temasında başlıyor; sesi titreyen bir annenin “artık daha iyiyim” diyebilmesinde anlam buluyor. Çünkü bazen tek bir “yalnız değilsin” cümlesi, sayfalarca rapordan daha güçlü olabiliyor.

Bizde insan, başkasının hayatına dokunduğu kadar insandır.

#aktüel
#hayat
#Özgür Bayram Soylu