
Küresel ekonomi politik düzlemde son otuz yılda yaşanan dönüşüm, klasik askeri güç projeksiyonlarının yerini giderek daha fazla jeoekonomik araçlara bıraktığını gösteriyor. Günümüzde küresel rekabet, her ne kadar barut dumanı ve askeri yığınaklarla karşımıza çıkıyor olsa da aslında arka planda lojistik ağlar, tedarik zincirleri ve üretim kapasitesi üzerinden şekillenmeyi sürdürüyor. Sınırları zorlamadan, üretim ağlarının kılcal damarlarına meydan okurcasına sızan Çin modeli askeri hegemonya yerine doğrudan nüfuz mekanizmaları ile hayatımızın tam ortasında duruyor. Eskilerde rekabet avantajı üzerinden konumlanan Çin artık oyunun kurallarını belirleme kapasitesi üzerinden konumlanıyor.
Dünya tatlısı ekonomi programımız ile şirketlerimizi nefessiz bırakmışken pastamızın çileği de Hürmüz Boğazının derin sularından gelmiş oldu. Küresel gerilimlerin arttığı, ABD-İran savaşının çıkardığı kriz ve belirsizlik ortamında dahi refleksimizin değişmediğine şahitlik ediyoruz. Üretimin ruhuna Fatiha okumaya adeta ant içtiğimiz bu dönemde, “faizi nasıl artırırız, kapasiteyi nasıl daraltırız, yerli üreticiyi nasıl daha da zorlarız?” sorularına odaklanmış durumdayız. Ve tabii ki bu gayretli (!) yaklaşımın doğal sonucu olarak, başta Çinli firmalar olmak üzere yabancı üreticilerin ekmeğine yağ sürmeyi de ihmal etmiyoruz.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.