Varan 3: Cumhur Reyonu

04:0029/11/2025, Cumartesi
G: 29/11/2025, Cumartesi
Özgür Bayram Soylu

Türkiye’de gıda fiyatlarında son yıllarda yaşanan keskin artış artık bir ekonomik gösterge olmanın çok ötesinde; toplumun refahını, kamu vicdanını ve adalet duygusunu doğrudan ilgilendiren bir sınav hâline gelmiş durumda. Tarladaki mahsulün fiyatı ile marketteki etiket arasındaki makas açıldıkça açılıyor; üretici emeğinin karşılığını alamıyor, tüketici ise en temel gıdaya pahalı erişmenin inanılmaz hazzını yaşıyor. Bu tablo, piyasanın kendiliğinden denge kurma kabiliyetini kaybettiğini apaçık gösteriyor.

Türkiye’de gıda fiyatlarında son yıllarda yaşanan keskin artış artık bir ekonomik gösterge olmanın çok ötesinde; toplumun refahını, kamu vicdanını ve adalet duygusunu doğrudan ilgilendiren bir sınav hâline gelmiş durumda. Tarladaki mahsulün fiyatı ile marketteki etiket arasındaki makas açıldıkça açılıyor; üretici emeğinin karşılığını alamıyor, tüketici ise en temel gıdaya pahalı erişmenin inanılmaz hazzını yaşıyor. Bu tablo, piyasanın kendiliğinden denge kurma kabiliyetini kaybettiğini apaçık gösteriyor.

Yeni Şafak Gazetesinin öne çıkardığı Cumhur Reyonu tam da bu bozulmuş dengeye karşı geliştirilmiş kamusal bir güvenlik mekanizması olarak öne çıkıyor. Devletin yapıcı gücünü fiyat oluşumunun merkezine taşıyan bu model, serbest piyasanın adaletini yeniden tesis etmeyi hedefliyor. Üretici ile tüketicinin aynı anda girdiği güven bunalımını ortadan kaldırarak fiyat adaletini aslında tesis etmeyi planlayan bir yenilik olarak dikkat çekiyor.


KOOP GEL GÜNAHLARINDAN!

Gıda fiyatlarının son üç yılda artış hızının ışık hızından fazla olması ; tarladan çıkan ürünün raflara 6–8 kat fiyat farkıyla taşınması artık olağan ekonomik dalgalanmalarla açıklanamayacak kadar ağır bir yapısal soruna işaret ediyor. Bu farkın önemli bir bölümünü, maliyetler değil; zincir marketlerin kontrolsüz kâr marjları, aracılık ağlarının şişkinliği ve kooperatiflerin dağınık, etkisiz örgütlenmesi oluşturuyor. Tarım Kredi Marketleri’nin de dâhil olduğu kooperatif ağının yeterli planlama yapamaması, üreticiye güvence sunamadığı için üretimin kırılganlaşması; hem çiftçinin hem tüketicinin aynı anda kaybettiği bir düzen üretmişe benziyor. Üretici önünü göremediği için ya ürününü erkenden elden çıkarmak zorunda kalıyor ya da mahsulünü umutlarıyla toprağa gömüyor; tüketici ise değişen etiketler karşısında giderek derinleşen bir çaresizlik yaşıyor.

Bu tabloyu ne geçici tanzim satış denemeleri ne de klasik denetim mekanizmaları düzeltebilir; çünkü sorun bireysel hatalardan değil, bizzat sistemin içine yerleşmiş adaletsizlikten besleniyor. İşte bu yüzden Cumhur Reyonu, basit bir uygulama değil, piyasanın biriktirdiği günahların silinmesi için kamu aklının yeniden sahaya inmesi olarak karşımıza çıkıyor.


CUMHUR REYONU KİMDİR, KİMİNLEDİR?

Cumhur Reyonu; zincir ve yerel marketlerde, devlet güvencesi altında sabit fiyatla sunulacak temel tüketim ürünlerinin yer aldığı özel alanları ifade ediyor. Bu reyonlar bir bakıma “devletin rafı”dır; ancak doğrudan müdahale değil, akıllı ve yönlendirici bir piyasa dokunuşu esasına dayanıyor. Amaç, hanehalkını gıda enflasyonunun yıpratıcı etkisinden korumak, üreticiye alım güveni sağlamak ve piyasa fiyatlarını yeniden istikrarlı bir hatta oturtmaktır. Devlet, üreticiden ürünü makul fiyattan temin ederek; markette halkın alım gücüne uygun bir fiyatla satışa sunulmasını garanti edecek. Böylece üretici kaybetmeyecek, tüketici acuka olmaktan kurtulacak, piyasa ise nihayet sağlıklı bir dengeye kavuşacak. Tıpkı fırtınaya yakalanmış bir teknenin tam devrileceği anda atılan bir çıpayla yeniden doğrulması gibi, piyasanın dengesi de bu müdahaleyle yerine oturacak.

Sistemin işleyişi; Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın koordinasyonunda, Tarım Kredi Kooperatifleri, TMO ve Et Süt Kurumu gibi kurumlar üzerinden yürütülebilir. 81 ilde kurulacak kamu denetimli depolar, tedarik zincirinin lojistik omurgasını oluşturarak marketlerle yapılacak protokoller sayesinde her şubede en az 10 metrekarelik bir Cumhur Reyonu alanı oluşturulabilir. Neredeyse tüm marketlerdeki reyonlarda ürünler düşük kâr marjıyla, sabit fiyatla ve “Kamu Fiyatı” etiketiyle sunulabilir; etiketlerde yer alan QR kodlar aracılığıyla tüketici ürünün menşeini, tedarik sürecini ve fiyat kaynağını anlık olarak takip edebilir. Böylece Cumhur Reyonu yalnızca bir satış noktası değil, aynı zamanda şeffaflığın somutlaştığı kamusal bir izleme platformuna dönüşebilir.

Bu sistem devreye girdiğinde gıda enflasyonunun 8–15 puan arasında gerilemesi kaçınılmaz. Devletin alım garantisi sayesinde yüz bini aşkın çiftçi nefes alacak, kooperatifler güçlenecek, kırsal üretim yeniden canlanacaktır. Zincir marketlerin yıllardır “serbest piyasa” diye süslediği tekelci fiyat belirleme gücü de doğal olarak törpülenecektir. Yeni Şafak’ın önerdiği bu model, sadece etiketleri düzenlemek için değil, toplumun güven duygusunu onarmak için tasarlanmış. Zira gördük ki bu ülkede sofralar boşalınca, güven de hızla buharlaşıyor. Cumhur Reyonu bu noktada devreye girerek sofraya güven, rafa istikrar, üreticiye ise yıllardır unuttuğu umudu geri getirmeyi öneriyor. Dünya örnekleri de bu uygulamayı doğrular nitelikte. Hindistan’daki Fair Price Shops milyonlarca haneye düşük fiyatlı temel gıda erişimi sağlarken, Fransa’daki sosyal raf uygulamaları piyasa içi sosyal dayanışmanın kalıcı bir parçası hâline gelmiştir.

Cumhur Reyonu, ekonomik bir projeden çok daha fazlası olarak sosyal devletin ekonomik mimarisini yeniden kuran bir yaklaşım mahiyetinde öne çıkıyor. Bu model, bütçeden doğrudan sübvansiyon dağıtmadan vatandaşın sofrasına gerçekten dokunmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Çünkü temel gıda fiyatı güvence altında değilse ne enflasyonla mücadele kalıcı oluyor ne de gelir politikaları adil biçimde uygulanıyor. Cumhur Reyonu, ekonomik istikrarın mutfağa yansıyan yüzü olarak bu güvenceyi sağlamayı amaçlıyor. Devletin piyasa içinde adaletle var olduğu bir düzen artık bir tercih değil, giderek belirginleşen bir zorunluluğa dönüşüyor. Bu bir gerçek ki; ülkede mutfak derin bir nefes alıyorsa ekonomi ayakta duruyor; tencere kaynamıyorsa, rakamların kusursuz olması bile kimsenin karnını doyurmuyor.

Bizde iyilik eden iyilik bulur.

#Ekonomi
#Toplum
#Özgür Bayram Soylu