
İnsanoğlunun, meramı ifade ve maksadı anlamada olmazsa olmazı nedir? Kendimizi anlatmak ve başkasını anlayabilmek için en çok neye muhtacız?
Bu sorulara farklı cihetlerden bakarak değişik cevaplar verilebilir. Aynı dili konuşmak, hayata benzer yerden bakmak, zeka seviyelerinin birbirine yakın olması, yaş ve kültür denkliği, daha evvel aynı damdan düşmek; bunlar hemen aklıma geliverenler. Bu cevapların hiçbirisi de yanlış değil ama hepsi biraz eksik sanki.
Doğrudur, lisanını bilmediğimiz insana ne derdimizi anlatabiliriz ne de onun derdini biz anlayabiliriz. İstisnası yok mudur, vardır elbet. Gözyaşının Japoncası da yoktur İspanyolcası da Arapçası da. Ağlayan birinin bir derdi olduğunu lisanını bilmesek de gözyaşlarından anlarız ama ağlama sebebini bilmek için illa o dili bilmemiz icap eder.
Zeka önemli, akıl mı demeliydim yoksa? İki kişi arasındaki konuşma mutlaka daha az zeki olanın anlayabileceği seviyede seyreder. Böyle bir söz okumuştum, böyle bin şey yaşadım; bu da doğrudur ama yine eksik. Zira aklı birbirine denk iki insan empati duygusundan yoksunsa, dünyaları başkaysa, dertleri bir değilse konuşabilirler ama birbirlerini hakkıyla anlayamazlar, haydi anladılar diyelim, anlaşamazlar!
Akran olmak ve benzer bir kültür düzeyine sahip olmak anlaşabilmek için sebep değilse de vesiledir. Feleğin çemberinden geçmiş, torun torba sahibi, aynı çağı teneffüs etmiş iki ihtiyarın konuşabilecekleri ortak bir şeyler vardır elbet. Yahut hayatının baharında, kanları deli akan, ekmek elden su gölden iki gencin beraber oynayacağı pek çok oyunları, konuşabilecek de bir parça bir şeyleri vardır. Benzer kitapları okumuş, benzer sosyolojide yetişmiş, benzer zevklere sahip insanlar da diğerlerine nispetle kendi aralarında daha kolay anlaşırlar. Ama bütün bu durumlar anlayabilmek ve anlatabilmekten daha çok, konuşabilmeye denk düşer. Bu da eksik.
Damdan düşenler lisandan, zekadan, kültürden ziyade halini anlatabilmek için bir damdan düşen ararlar. Bu kişiler de damdan düşmeye mevzu olan meselede birbirilerini anlasalar da başka bir mevzuya girecek olsalar diğer herkes gibi olurlar bir anda. Bu da olmadı.
Hayata benzer yerden bakanlar derken kast ettiğim birbirine yâr-i hemdem olabilenlerdir, hem de en muvâfığından. Kalbi aynı şey için atan, hüznü ve neşesi aynı yerden doğan, dünyayı ve ukbâyı aynı gözle seyreden, aynîleşmiş, sûretâ iki ama hakikatte bir olabilen ruhlar. Onlar anlaşmasından kim anlaşsın yalan dünyada? Ama onlar da anlayabilmek ve anlatabilmek için bazen sükûtla yetinseler de ekseriyetle kelimelere muhtaç.
Kelimeler! Budur işte, evraka! Diğer bütün cevaplar anlatan ve anlayana dair bir şeyler fısıldıyor bize ama kelimeler olmasa aynı dili bilmek, benzer zekâ seviyesinde olmak, hemdert olmak, akran olmak, aynı damdan düşmek ne işe yarardı ki? İnsanoğlunun meramı ifade ve maksadı anlamada en ziyade muhtaç olduğu, kendini anlatma ve başkasını anlamada olmazsa olmazı olan şey evvel emirde kelimelerdir. Canım kelimeler, güzel kelimeler, yaşasın kelimeler!
Cevabı bulduk zannedenler sevinedursun ben size birkaç soru daha sorayım. Halinizi anlatmak için kelimelerin yetmediği bir durumla karşılaşmadınız mı hiç? Kelimeler havada uçuşurken yumrukların imdada yetiştiği durumları gözlemlemediniz mi? Aynı evde kırk yıl geçirmiş insanların birbirini anlayamadıkları için boşanmanın eşiğine geldiğini duymadınız mı? Koklaşa koklaşa anlaşan hayvanların konuşa konuşa anlaşamayan insanlara nazaran daha bir can ciğer kuzu sarması olduğunu hiç mi görmediniz?
Durun, kızmayın hemen. Bu değilse bizi neden yoruyorsun kelimelerinle demeyin, anlaşırız elbet. İlk tespitimizi hatırlayıp, bir soru daha soralım. Anlatabilmek ve anlayabilmek için kelimelere muhtacız. Tespit bu, gelelim soruya. Anlamaya, anlatmaya ve anlaşmaya yetmeyen kelimeler acaba anlayamamamızın, anlatamamamızın ve anlaşamamamızın yegâne sebebi olabilir mi? Sizi bilmem, bence evet. Kelimeler birbirimizi anlayalım diye değil anlayamayalım diye var sanki. Derdimizi anlatamayalım, birbirimizle anlaşamayalım diye var kelimeler. Misal vereyim mi? Su olmasa susuzluktan ölürdük ama su olmasa ölmezdik susuzluktan. Kelime olmasa derdimizi anlatabilir miydik bilmem ama kelime olmasa anlatmak ve anlamak gibi bir derdimiz de olmazdı!
Bebekler diyorum yahu. Herkes anlar bebekleri, karınları doyar, altları değişir, başına bir şey gelmesin diye üstlerine titrer bütün aile. Yanlış anlamaz bebekleri hiç kimse ve bebekler yanlış anlamaz asla hiç kimseyi ta ki konuşmayı öğrenecekleri güne kadar!
Bilmem anlatabiliyor muyum? Anlatabiliyorsam bana bravo, değilse suç kelimelerden başka kimsenin değildir.
Anlaşmak için ne lazım bize bilmem ama anlaşamamak için kelimeler yeter de artar bile!
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.