Olta

04:0011/02/2026, Çarşamba
G: 11/02/2026, Çarşamba
Yaşar Süngü

30 sene önce bir iş adamı veya siyasetçinin konuşmalarına karşılık verebiliyor muyduk? Hayır. Şimdi köydeki de şehirdeki de eğitimlisi de eğitimsizi de hayatında hiçbir zaman karşılaşamayacağı kişilere cevap verebiliyor. Tek kişilik bir konuşma da olsa sonuçta bir karşılıklı konuşma durumu var. Çünkü iki taraf da birbirini duyuyor. “Tavşan dağa küsmüş dağın haber olmamış” durumu yok. Bir taraf tepki verme gibi demokratik hakkını kullanmış olurken diğer taraf da daha sert ve ağır bir tepkiyi sözlü

30 sene önce bir iş adamı veya siyasetçinin konuşmalarına karşılık verebiliyor muyduk?

Hayır.

Şimdi köydeki de şehirdeki de eğitimlisi de eğitimsizi de hayatında hiçbir zaman karşılaşamayacağı kişilere cevap verebiliyor.

Tek kişilik bir konuşma da olsa sonuçta bir karşılıklı konuşma durumu var.

Çünkü iki taraf da birbirini duyuyor.

“Tavşan dağa küsmüş dağın haber olmamış” durumu yok.

Bir taraf tepki verme gibi demokratik hakkını kullanmış olurken diğer taraf da daha sert ve ağır bir tepkiyi sözlü olarak geçiştirmiş oluyor.

Kazan kazan durumu var.

Bu eşitliği sağlayan da yine iletişim teknolojisi.

Bugün sosyal medya olmasaydı dünyanın ne Gazze’den haberi olurdu ne Epstein dosyasından.

Sosyal medyanın kötülükleri bir tarafa ama bir de bu yönden bakmak lazım.

**

“Zenginin parası züğürdün çenesini yorar” derlerdi eskiden şimdi devir değişti. Artık çeneler değil parmaklar çalışıyor.

Sosyal medya sayesinde kimsenin gizlisi saklısı kalmadı.

Zaten kimsenin bir şey gizlediği de yok.

Gizlenenler de çok uzun süre gizlenemiyor.

Deşifre çağındayız.

Bu sosyal medyanın iyi yönü.

Bir iyi yönü daha var; Sosyal medya sayesinde herkes herkese cevap verebiliyor. Fırsat eşitliğinden nasibini alamayanlar öfkelerini, kızgınlıklarını dile getirerek rahatlayabiliyor.

Kapitalist küresel sermaye için de iyi bir durum.

Çünkü bu sayede sömürdükleri toplumun gazını alabiliyorlar.

Derdini ortaya dökerek öfkelerini meşru yollardan dile getiren halk da rahatlamış oluyor.

**

Sosyal medya halkının gazını alan hikayenin sahibi bu kez Ali Sabancı oldu.

Kendisiyle yapılan bir söyleşide şöyle anlatıyor: “10 yaşındaydım, Yeniköy’de yol yalısı bir evimiz vardı. Rıhtımda olta satardım. 3 yaz olta sattım.

Almanya’dan Shakespeare marka olta alırdım, getirip burada satmak için.

Bir gün Renault 12 ile bir adam geldi. Almanya’dan getirdiğim oltalardan birini aldı.

Akşam babam ‘İşler nasıl gitti?’ diye sordu, ben de oltayı sattım dedim.

‘Parayı aldın mı?’ dedi, almadım gelecek hafta verecekmiş dedim.

Babam, keşke parayı alsaydın dedi. Ben orada tahsilatı öğrendim bu adamdan dolayı. İşletme sermayesini öğrendim.

1 hafta sonra adam gelip parayı verdi. Babam çok üzüldü adam parayı verdi diye. Çünkü benim için daha kötü bir ders olması, daha kalıcı bir ders olur gibiydi. Ama bu adam, bana fırsatı verdi.”

**

Hikaye sosyal medyada çok konuşuldu.

Ali Sabancı’nın anlattığı yukarıdaki hikayeye gösterilen tepkiler aslında Ali Sabancı’ya değil; Onun şahsında ekonomik sisteme.

Dolaylı olarak da küresel sistemin yanlış dönen ve döndürülen çarklarına.

Çarkların nasıl yanlış döndüğünü de iş adamı Kenan Yavuz anlatmış;

“Keşke babanız size o muhteşem Sabancı Grubu’nun hikayesini öğretse idi! Devletin koruma duvarları arkasında büyütülen şirketlerinizi, verilen olağanüstü teşvikleri ve bu imkanların neden sağlandığını anlatsaydı.

Devlet; sizi sermaye birikimi yapmanız, bilgi ve teknoloji transferi veya gelişimini sağlamanız, yerlileşme yapmanız, marka ve istihdam yaratmanız ve ihracat yapmanız için destekledi.

2000’li yılların başına kadar Türkiye’nin en büyük sanayi grubu oldunuz bu ülkemizin size yaptığı yatırımların karşılığı idi.

Koskoca bir sanayi imparatorluğunu nasıl yok ettiğinizin hikayesini de anlatmak ister misiniz?

Devlet size yüzde 45 gümrük duvarları arkasında üretim ve ticaret yaptırdı.

Zira bebek endüstriler ancak böyle büyürdü.

Tıpkı Güney Kore’nin şirketleri gibi.

Siz ne yaptınız?

60 yıllık sanayi birikimini satıp savıp sanayi dışı alanlarda kurduğunuz işleri sözde başarı! hikayelerini anlatıp dolanıyorsunuz!

Türkiye’nin özel sektör eli ile sanayileşme hamlesi, eğer Özdemir Sabancı kalleşçe öldürülmese idi, bugün çok farklı bir yerde olacaktı.

Özdemir ve Sakıp Sabancı kardeşleri rahmetle anarken, size ve grubun diğer üyelerine söylenmesi gereken sözleri, azıcık ülkemizin sanayi tarihi üzerine düşünüp okuyan birileri var ise onlara bırakıyorum.”

**

Bugün ülkenin büyük şirketleri devletin desteğini market işi yerine sanayileşmede kullansaydı belki 2026 yılında temel ihtiyaçları karşılamakta zorluk çekmeyen, araştırma ve geliştirmeye odaklanan bir ülke olacaktık.


#Toplum
#Aktüel
#Yaşar Süngü