Devletin korktuğu büyükanneler

04:0025/02/2026, Çarşamba
G: 25/02/2026, Çarşamba
Yasin Aktay

Tek Parti döneminde laiklik adına bu milletin inancıyla, diniyle, din öğretimiyle nasıl mücadele edilmiş olduğuna dair toplumsal hafıza yeterince canlı ve diridir. Bu konuda hâlâ o döneme dair canlı anlatımlarla, tecrübelerle neler yaşandığına dair resmi net bir biçimde ortaya koyacak tevatür derecesinde şifahi anlatım söz konusudur. Aslında o dönemin resmini aynı netlikte çizecek kadar resmi söylem de var elimizde. Medreselerin kapatılması ve din eğitimine karşı gelişen resmi söylem başlı başına

Tek Parti döneminde laiklik adına bu milletin inancıyla, diniyle, din öğretimiyle nasıl mücadele edilmiş olduğuna dair toplumsal hafıza yeterince canlı ve diridir. Bu konuda hâlâ o döneme dair canlı anlatımlarla, tecrübelerle neler yaşandığına dair resmi net bir biçimde ortaya koyacak tevatür derecesinde şifahi anlatım söz konusudur. Aslında o dönemin resmini aynı netlikte çizecek kadar resmi söylem de var elimizde.
Medreselerin kapatılması ve din eğitimine karşı gelişen resmi söylem başlı başına birinci dereceden düşman bir “hoca”, “softa”, “mürteci” tiplemeleri çizerken bu tiplemelerin gidip bulduğu sıradan, kendi halinde dinini yaşayan insanlardan başkası olmamıştır.

Esasen bu tiplemenin kendisinin nihayetinde pratikte bütün dindarları hedef almaması düşünülemezdi. Zaten softa olmayan, mürteci olmayan “aydınlanmış dindar” dininden vazgeçmiş, Kur’an’ından vazgeçmiş, siyasi irade ne isterse ona kayıtsız şartız itaat etmeyi kabul etmiş biri olabilirdi ki hiçbir dindar insan kendisine çizilen böyle bir kalıba girmeyi kabul edemezdi.

O döneme dair resim çok net olsa da şimdilerde “zamanaşımı” dolayısıyla gizliliği kaldırılan
Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA TC
dönemine ait resmî devlet belgelerinin muhafaza edildiği arşiv, günümüzde Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı bünyesindedir. “490-1-0-0” gibi numaralar fon ve dosya kodlarını ifade eder. CHP tek parti dönemine ait parti-devlet yazışmaları da bu arşiv fonları içinde yer alır) belgeleri o günleri bir başka hatırlatıyor. Sadece 8 Ocak 2024 tarihi itibariyle gizliliği kaldırılmış bu belgelerden “
Arap harfleriyle tedrisat ve Kur’an öğretimi
” vakalarına dair küçük bir seçme üzerinden bu döneme ufak bir gezinti yapalım isterseniz.
26 Ağustos 1929, Kaynak
: Yarın Gazetesi

“Bir mağarada gizlice altmış çocuğa Arap harfleriyle ders vermekte olan bir kadın muallime cürm-i meşhûd hâlinde yakalanmış ve ilm-i hâl ve elifba kitaplarıyla birlikte adliyeye tevdi' olunmuştur.”

Mart 1934, Belge
: “Siyasî Emniyet ve Asayiş Raporu”
Başlık
: Dindarlık Tezahüratı

“Arap harflerile tedrisatta bulunduğu anlaşılarak mahkemeye verilen Balıkesirin Dursun Bey kazasından Emine Hanım bir gün hapse ve 20 lira para cezasına mahkûm edilmiştir.”

Arşiv
: BCA, 490-1-0-0, 601-79-2, s. 172
25 Eylül 1935, Belge
: Dahiliye Vekaletinden CHP Katib-i Umumiliğine “Gizli ve hizmete mahsustur”
Ağustos Ayı Dirlik ve Düzen Raporu
Başlık
: Harf İnkılâbı Aleyhinde Çabalamalar

“II-Sivas'ın Aydoğan mahallesinde 69 sayılı evde oturan Camidede oğullarından Yusuf kızı ve Hasan Hüseyin karısı 60 yaşında Çerkes Şeker adlı kadın oturduğu evi mektep haline koyarak 16 çocuğa Arap harfleriyle din dersi okuttuğu sırada 13/7/935 günü suç üzeri yakalanarak Adliye’ye verilmiştir.”

25 Ekim 1935, Belge
: İçişleri Bakanı’nın CHP Genel Sekreterliğine Asayiş Raporu “Gizli ve hizmete mahsus”
Eylül Ayı Raporu
Başlık
: Gerileme Çabalamaları-Arap Harfile Ders Okutma

1 - Kütahyanın Simav İlçesinin Tepecik mahallesinden Yusuf karısı Emine altı çocuğa arap harflerile ders verirken suç üzeri yakalanarak tüzeye verilmiştir.

2 - Diyarbekir Melik Ahmed mahallesinde oturan Salih oğlu Hafız Ali çocukları arap harflerile okuttuğundan ötürü genel savamanlığa verilmiştir.

Arşiv
: BCA, SP, CHP, 490-1-601-80-1, Belge no: 8
28 Mayıs 1937
,
Belge
: Dahiliye Vekili Şükrü Kaya’dan CHP Genel Sekreterliğine
İbare
: “Gizli ve zata mahsus”
Nisan Ayı Dirlik ve Düzen Raporu
Başlık
: Gerileme Çabalayışları-Arap Harflerile Tedrisat

“G. Antep’te dabakhane mahallesinde oturan uslu oğlu Hacı kızı ve ölü Hacı Halil karısı 70 yaşlarındaki Ayşe Fatma’nın evinde topladığı 15 çocuğa Arap Harflerile ders okuttuğu sezilerek suç üstü yakalanıp okuttuğu kitaplarla birlikte Adliyeye sevkedildiği 6/4/937 tarihinde haber alınmıştır.”

Arşiv
: BCA, 490-1-0-0, 602-83-1, s. 28-29
Gizlilik kaldırma tarihi
: 8 Ocak 2024
23 Haziran 1937
,
Belge
: Dahiliye Vekili Namına Siyasî Müsteşar’dan CHP Genel Sekreterliğine “Gizli ve zata mahsustur”,
Mayıs Ayı Dirlik ve Düzen Raporu
Başlık
: Gerileme Çabalayışları-Arap harfleriyle tedrisat

1 - 26/4/937 günü Maraş vilâyetinin Akçakoyunlu mahallesinde oturan Mustafa karısı 55 yaşında Ayşe, evine topladığı 17 çocuğa Arapça ders okuttuğu sırada suçüstü yakalanıp elde edilen 22 Arapça kitapla birlikte Adliyeye sevk edildiği 5/5/937 de haber alınmıştır.

2 - G. Antep Vilâyetinin Kanalıçı mahallesinde oturan Ahmed kızı 50 yaşlarında Hatice, evine topladığı 14 çocuğa Arap harfleriyle ders okuturken suçüstü yakalanıp Adliyeye sevk edildiği 11/5/937 de haber alınmıştır.

3 - 28/4/937 günü Maraş'ın Hayrullah mahallesinde Halil karısı Hatice, evine topladığı 7 çocuğa arap harfleriyle ders okuturken suç üstü yakalanıp Adliyeye sevk edildiği 11/5/937 de haber alınmıştır.

4 - G.Antep'in Şekeroğlu mahallesinden Kahveci Mustafa karısı 50 yaşlarında Ayşe, evine topladığı 21 çocuğa Arapça ders okuturken suç üstü yakalanıp elde edilen 35 tane kitapla birlikte Adliyeye sevk edildiği 21/5/937 tarihinde haber alınmıştır.

Arşiv
: BCA, 490-1-0-0, 602-83-1, s. 3-4
14 Temmuz 1938, Kaynak
: Tan Gazetesi

“Bursa Alipaşa mahallesinde oturan Abdullah’ın kızı 75 yaşlarında Ayşenin Arap harfleriyle gizli tedrisatta bulunduğu ihbar edilmiştir. Harika ve Zuhal adında iki çocuğa Arap harfleriyle ders okuturken görülen Ayşe yakalanmıştır.”

Benzer daha çok sayıda örnekten değerli araştırmacı Ömer Faruk Altay’ın @omerdumgiriz hesabında paylaştığı bir derleme bu. Bu vaka derlemesinde, vakaların büyük çoğunluğunda dikkat çeken en önemli konulardan biri Kur’an elifbasının okutulmasının bir güvenlik meselesi haline getirilmiş olması, Kur’an okutmanın, harf inkılabına muhalefet adı altında kriminalize edilmiş olması ve bir asayiş meselesi olarak uygulanmış olması.

Ama asıl çarpıcı olan başka bir şey: Bu raporların en sık geçen faillerinin
50, 60, 70 yaşındaki kadınlar olması.
DEVLETİN KORKTUĞU BÜYÜKANNE

Sivas’ta 60 yaşındaki Çerkes Şeker, Gaziantep’te 70 yaşındaki Ayşe Fatma, Maraş’ta 55 yaşındaki Ayşe, evlerine topladıkları çocuklara Kur’an alfabesi öğretiyorlar. Yani harf devrimine karşı direniyorlar. Kim bu kadınlar? Birer örgüt lideri mi? İsyan planlayıcısı mı? Siyasi ajitatör mü?

Elbette hayır.

Onlar mahalle nineleri. Elifbâ öğretiyorlar ve devletin söylemine bunlar “irtica çabası” gibi büyük bir direnişin failleri olarak kaydediliyor.

Bir yandan kadını özgürleştirdiğini iddia eden bir devlet söylemi, bir yandan da kendi özgür iradesiyle hareket ederek istemediklerini yapan kadınlara reva görülen muamele arasındaki denge.


KADINLARIN SESSİZ VE ANLAMLI DİRENİŞİ

Medreseler kapatılmıştı. Resmî din eğitimi tasfiye edilmişti. Ama dinî bilgi kaybolmadı. Nerede, nasıl yaşamış görebiliyor musunuz:

Evlerde. Kadınların ellerinde. Elifbâ kitaplarında. Devlet kamusal alanı dönüştürdü ama özel alanı kontrol etmek için mahalle mahalle rapor tuttu. Evler basıldı. Kitaplar suç delili sayıldı. Çocuk sayıları raporlandı.

Sorsanız hâlâ “Kadın özgürleştirildi”, ülkede insanların aklı hür, vicdanı hür hale getirildi, karanlıklardan aydınlığa geçildi. Neyin aydınlığını yaşıyorlar acaba?

#devlet
#laiklik
#millet
#inanç