
Esasen bu tiplemenin kendisinin nihayetinde pratikte bütün dindarları hedef almaması düşünülemezdi. Zaten softa olmayan, mürteci olmayan “aydınlanmış dindar” dininden vazgeçmiş, Kur’an’ından vazgeçmiş, siyasi irade ne isterse ona kayıtsız şartız itaat etmeyi kabul etmiş biri olabilirdi ki hiçbir dindar insan kendisine çizilen böyle bir kalıba girmeyi kabul edemezdi.
“Bir mağarada gizlice altmış çocuğa Arap harfleriyle ders vermekte olan bir kadın muallime cürm-i meşhûd hâlinde yakalanmış ve ilm-i hâl ve elifba kitaplarıyla birlikte adliyeye tevdi' olunmuştur.”
“Arap harflerile tedrisatta bulunduğu anlaşılarak mahkemeye verilen Balıkesirin Dursun Bey kazasından Emine Hanım bir gün hapse ve 20 lira para cezasına mahkûm edilmiştir.”
“II-Sivas'ın Aydoğan mahallesinde 69 sayılı evde oturan Camidede oğullarından Yusuf kızı ve Hasan Hüseyin karısı 60 yaşında Çerkes Şeker adlı kadın oturduğu evi mektep haline koyarak 16 çocuğa Arap harfleriyle din dersi okuttuğu sırada 13/7/935 günü suç üzeri yakalanarak Adliye’ye verilmiştir.”
1 - Kütahyanın Simav İlçesinin Tepecik mahallesinden Yusuf karısı Emine altı çocuğa arap harflerile ders verirken suç üzeri yakalanarak tüzeye verilmiştir.
2 - Diyarbekir Melik Ahmed mahallesinde oturan Salih oğlu Hafız Ali çocukları arap harflerile okuttuğundan ötürü genel savamanlığa verilmiştir.
“G. Antep’te dabakhane mahallesinde oturan uslu oğlu Hacı kızı ve ölü Hacı Halil karısı 70 yaşlarındaki Ayşe Fatma’nın evinde topladığı 15 çocuğa Arap Harflerile ders okuttuğu sezilerek suç üstü yakalanıp okuttuğu kitaplarla birlikte Adliyeye sevkedildiği 6/4/937 tarihinde haber alınmıştır.”
1 - 26/4/937 günü Maraş vilâyetinin Akçakoyunlu mahallesinde oturan Mustafa karısı 55 yaşında Ayşe, evine topladığı 17 çocuğa Arapça ders okuttuğu sırada suçüstü yakalanıp elde edilen 22 Arapça kitapla birlikte Adliyeye sevk edildiği 5/5/937 de haber alınmıştır.
2 - G. Antep Vilâyetinin Kanalıçı mahallesinde oturan Ahmed kızı 50 yaşlarında Hatice, evine topladığı 14 çocuğa Arap harfleriyle ders okuturken suçüstü yakalanıp Adliyeye sevk edildiği 11/5/937 de haber alınmıştır.
3 - 28/4/937 günü Maraş'ın Hayrullah mahallesinde Halil karısı Hatice, evine topladığı 7 çocuğa arap harfleriyle ders okuturken suç üstü yakalanıp Adliyeye sevk edildiği 11/5/937 de haber alınmıştır.
4 - G.Antep'in Şekeroğlu mahallesinden Kahveci Mustafa karısı 50 yaşlarında Ayşe, evine topladığı 21 çocuğa Arapça ders okuturken suç üstü yakalanıp elde edilen 35 tane kitapla birlikte Adliyeye sevk edildiği 21/5/937 tarihinde haber alınmıştır.
“Bursa Alipaşa mahallesinde oturan Abdullah’ın kızı 75 yaşlarında Ayşenin Arap harfleriyle gizli tedrisatta bulunduğu ihbar edilmiştir. Harika ve Zuhal adında iki çocuğa Arap harfleriyle ders okuturken görülen Ayşe yakalanmıştır.”
Benzer daha çok sayıda örnekten değerli araştırmacı Ömer Faruk Altay’ın @omerdumgiriz hesabında paylaştığı bir derleme bu. Bu vaka derlemesinde, vakaların büyük çoğunluğunda dikkat çeken en önemli konulardan biri Kur’an elifbasının okutulmasının bir güvenlik meselesi haline getirilmiş olması, Kur’an okutmanın, harf inkılabına muhalefet adı altında kriminalize edilmiş olması ve bir asayiş meselesi olarak uygulanmış olması.
Sivas’ta 60 yaşındaki Çerkes Şeker, Gaziantep’te 70 yaşındaki Ayşe Fatma, Maraş’ta 55 yaşındaki Ayşe, evlerine topladıkları çocuklara Kur’an alfabesi öğretiyorlar. Yani harf devrimine karşı direniyorlar. Kim bu kadınlar? Birer örgüt lideri mi? İsyan planlayıcısı mı? Siyasi ajitatör mü?
Elbette hayır.
Bir yandan kadını özgürleştirdiğini iddia eden bir devlet söylemi, bir yandan da kendi özgür iradesiyle hareket ederek istemediklerini yapan kadınlara reva görülen muamele arasındaki denge.
Medreseler kapatılmıştı. Resmî din eğitimi tasfiye edilmişti. Ama dinî bilgi kaybolmadı. Nerede, nasıl yaşamış görebiliyor musunuz:
Evlerde. Kadınların ellerinde. Elifbâ kitaplarında. Devlet kamusal alanı dönüştürdü ama özel alanı kontrol etmek için mahalle mahalle rapor tuttu. Evler basıldı. Kitaplar suç delili sayıldı. Çocuk sayıları raporlandı.
Sorsanız hâlâ “Kadın özgürleştirildi”, ülkede insanların aklı hür, vicdanı hür hale getirildi, karanlıklardan aydınlığa geçildi. Neyin aydınlığını yaşıyorlar acaba?
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.