
Dünyanın en büyük petrol üreticisi bazı ülkelerin, doları dışlayarak petrol ticareti yapmaya başlaması ve ABD’nin buna yönelik politikaları, petrodolar konusunu son aylarda yeniden gündeme taşıdı. Z Raporu mart sayısı da uzman isimlerin değerlendirmeleri ile artan ABD saldırganlığının önemli bir boyutunu oluşturan petrodolar konusunu masaya yatırıyor.
Dolar uzun yıllar ABD hegemonyasının en önemli silahlarından biri oldu. ABD hükümetlerinin bütçe açıklarını finanse etmesi, küresel nüfuzu ve dış müdahalelerinin şekillenmesine olanak tanıyan petrodolar sistemi, enerji isteyen her ülkenin öncelikle ABD finans sisteminden geçmesi zorunluluğunu ortaya çıkardı. Ancak günümüzde petrodolar döngüsü ekonomilerdeki dönüşümle beraber ciddi ölçüde zayıflamaya başladı. ABD’nin ithal petrole bağımlılığının zayıflaması, petrol ihraç eden ülke ekonomilerindeki yapısal dönüşümler ve en önemlisi yükselen ekonomilerin dedolarizasyona yönelmesi, petrodolar sisteminin kırılgan bir hakimiyetinin olduğunu gösteriyor. Dünyanın en büyük petrol üreticisi bazı ülkelerin, doları dışlayarak petrol ticareti yapmaya başlaması ve ABD’nin buna yönelik politikaları, petrodolar konusunu son aylarda yeniden gündeme taşıdı. Z Raporu mart sayısı da uzman isimlerin değerlendirmeleri ile artan ABD saldırganlığının önemli bir boyutunu oluşturan petrodolar konusunu masaya yatırıyor.
TRUMP’IN İRAN’DA RİSKLİ OYUNU
ABD Başkanı Trump’ın İran’a ilişkin önündeki seçenekler teknik olarak çok, fakat uygulanabilir ve düşük maliyetli seçenekler son derece sınırlı. Bu da onu hem iç politikada hem uluslararası arenada riskli bir ikilemin merkezine yerleştiriyor. Önümüzdeki süreçte hangi yolun seçileceği, yalnızca iki ülkenin değil, küresel sistemin geleceği açısından da belirleyici olacak.
ALTIN VE GÜMÜŞTE METAL FIRTINA
Küresel piyasalar, kıymetli metallerde eşine az rastlanır bir fırtınaya tanıklık ediyor. Tarihsel olarak “güvenli liman” kabul edilen altın ve gümüş gibi varlıklar, aynı gün içinde çift haneli dalgalanmalar yaşayarak yatırımcısını şaşırtmaya başladı. Aşırı volatilite ise spekülasyon iddialarını akıllara getirdi. Analistler, yaşananları kıymetli metallerde karakter değişiminden ziyade piyasadaki aşırı ısınmaya bağlıyor. Uzun vadeli yatırımcılar ve merkez bankaları alımlarına devam ederken, riskli pozisyonların bu süreçte elendiği görülüyor. Mağduriyetin boyutunu ise yatırımcıların duygusal davranışı belirliyor.
LİTYUMUN ÖTESİNDE BİR GELECEK MÜMKÜN MÜ?
Küresel ölçekte elektrikli araçların yaygınlaşması, batarya teknolojilerini stratejik rekabet alanına dönüştürmeye devam ediyor. Lityum-iyon bataryalar liderliğini korurken, sodyum-iyon ve katı hal gibi alternatif teknolojiler daha güvenli, çevre dostu ve düşük maliyetli seçenekler sunuyor. Çin’in batarya üretiminde dominant rolü, Avrupa ve ABD’yi tedarik bağımlılığı konusunda endişelendirirken, Türkiye ise bu yarışta Ar-Ge çalışmaları ve geri dönüşüm odaklı projelerle teknolojiye katkı sunmaya odaklanıyor. Gelecekte batarya teknolojileri ve hidrojen yakıt hücreleri arasında sürecek olan bu yarışta sadece kaynak değil, vizyon ve yatırım da belirleyici olacak.
Yazarlar ekonomik ve siyasi gelişmeleri yorumluyor
- Z Raporu’nun yazar kadrosu da ekonomi gündemine dair görüşlerini Z Raporu okuyucuları için kaleme almayı sürdürüyor. Semra Karabaş, Ali Saydam, İbrahim Acar, Prof. Dr. Kadir Tuna, Dr. Mehmet Akif Soysal, Obiyatulla I. Bacha, Hüseyin Yavuztürk ve Prof. Dr. Metin Toprak gündemdeki son gelişmeleri değerlendirirken; Mustafa Özel, İz Bırakanlar köşesinde ‘Şirket, Akıl ve Anlam’ konusunu ele aldı. Analist Cüneyt Paksoy da piyasadaki son gelişmeleri yorumladı.









