
Üzerinde titizlikle çalışılan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile artık sadece devletten alınan emekli maaşıyla yetinme devri kapanıyor; çalışanlara ömür boyu sürecek "ikinci bir maaş" imkanı doğuyor. Asgari ücretliden en yüksek maaş grubuna kadar istisnasız herkesi kapsayacak bu sistemde, devletin yüzde 30’luk katkısıyla birikimler hızla büyüyecek. 2026 yılının nisan ayında yürürlüğe girmesi beklenen ve cayma hakkının olmadığı bu yeni model, milyonlarca vatandaşın banka hesabında emeklilik döneminde devasa bir ek kaynak birikmesini sağlayacak. İşte detaylar.

Türkiye’de milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren yeni bir dönem başlıyor. Emeklilik sisteminde devrim niteliğinde bir adım atan hükümet, çalışanların yaşlılık döneminde refah seviyesini artırmak amacıyla Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) için hazırlıklarını tamamladı. Orta Vadeli Program kapsamında 2026 yılının ikinci çeyreğinde devreye alınması beklenen bu yeni model, sadece çalışanların değil, işverenlerin ve devletin de taşın altına elini koyduğu üçlü bir tasarruf mekanizması üzerine inşa ediliyor. Mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi’nden (BES) farklı olarak zorunlu katılım esasına dayanan TES, emeklilikte "ikinci maaş" imkanını kalıcı hale getirmeyi hedefliyor.

TES SİSTEMİNİN İŞLEYİŞİ VE KATKI PAYLARI
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi, çalışanların aylık brüt kazançları üzerinden yapılacak düzenli kesintilerin profesyonel fonlar aracılığıyla değerlendirilmesi esasına dayanıyor. Bu sistemde birikimler sadece çalışanın tasarrufuyla sınırlı kalmıyor; işveren de çalışanı kadar fona katkı sağlamakla yükümlü tutuluyor.

Devletin sunduğu yüzde 30’luk dev destek ise birikimlerin kısa sürede büyümesine imkan tanıyor. Fon temelli bu modelde, birikimlerin merkezi bir yapıda ve sıkı devlet denetimi altında yönetilmesi, sistemin güvenilirliğini en üst seviyeye çıkarıyor. Özellikle kıdem tazminatı ile entegrasyonu da tartışılan bu model, iş değiştiren çalışanların haklarının kaybolmadan yeni iş yerlerine taşınmasına da olanak sağlayacak.

BES İLE TES ARASINDAKİ TEMEL FARKLAR
Yeni sistem, mevcut BES uygulamasından keskin çizgilerle ayrılıyor. BES’te 45 yaş altı çalışanlar için geçerli olan otomatik katılım ve başlangıçtaki cayma hakkı, TES ile birlikte yerini daha kalıcı bir yapıya bırakıyor. TES’te tüm çalışanlar kapsama dahil edilirken, en az 10 yıl sistemde kalma zorunluluğu getirilerek uzun vadeli tasarruf disiplini hedefleniyor.

Ayrıca BES’te işveren katkısı zorunluluğu bulunmazken, TES’te işverenin yüzde 3 oranında ödeme yapması sistemin ana omurgasını oluşturuyor. Devlet katkısının yüzde 20’den yüzde 30’a çıkarılması da katılımcılar için çok daha avantajlı bir birikim tablosu ortaya koyuyor.

EMEKLİLİKTE İKİNCİ MAAŞ HESABI
Sistemin somut getirileri, özellikle asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalarla dikkat çekiyor. Brüt 33 bin 30 TL maaş alan bir çalışan için aylık 991 TL çalışan kesintisi ve 991 TL işveren katkısına ek olarak, devletin 595 TL’lik desteğiyle toplam aylık birikim 2 bin 577 TL’ye ulaşıyor.

Bu hesaplama doğrultusunda, birikimlerin hiçbir getiri sağlamadığı en yalın haliyle bile 10 yılın sonunda 300 bin TL’yi, 20 yılın sonunda ise 600 bin TL’yi aşan bir tutar birikmiş oluyor. Katılımcılar, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) bağlanan normal emekli aylıklarının yanı sıra, bu birikmiş tutarı ister toplu ödeme isterse ömür boyu maaş şeklinde alarak ikinci bir gelir kapısı aralamış olacaklar.

UYGULAMA TAKVİMİ VE KAPSAM
Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki ekonomi yönetiminin öncelikli gündem maddelerinden biri olan TES, 1 Nisan ile 30 Haziran 2026 tarihleri arasında resmen hayata geçecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın yürüttüğü teknik hazırlıkların ardından yasal düzenleme Meclis onayına sunulacak. Özel sektör çalışanlarının yanı sıra polis, öğretmen ve doktor gibi tüm kamu personelini de içine alacak olan bu kapsayıcı model, Türkiye’nin tasarruf oranlarını artırırken vatandaşın emeklilik hayallerini daha güçlü bir finansal zemin üzerine oturtacak.






