
Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava sayılı günler kala Sağlık Bakanlığı'ndan öğrenci ve velilere önemli uyarılar geldi. Sınav kaygısının kontrol altına alınamadığında dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve özgüven kaybına yol açabileceğini belirten Sağlık Bakanlığı, özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmanın ve olumsuz senaryolar kurmanın kaygıyı artırdığına dikkat çekerek, öğrencilerin psikolojik hazırlığının da akademik hazırlık kadar önemli olduğunu vurguladı.

Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) öncesi; sınav dönemlerinde yaşanan kaygının dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü ve özgüven kaybına yol açabileceğini belirterek önerilerde bulundu.

Sınav dönemleri, öğrenciler için yoğun bir öğrenme sürecinin yanı sıra duygusal açıdan da önemli bir yük oluşturabiliyor. Bu süreçte ortaya çıkan sınav kaygısı, öğrencilerin bilgi düzeylerinden bağımsız olarak performanslarını olumsuz etkileyebiliyor. LGS kapsamındaki merkezi sınava hazırlanan öğrencilerin sınav döneminde yaşadıkları kaygının doğru yönetilmesi, ruh sağlığının korunması ve sınav sürecine sağlıklı bir şekilde hazırlanmalarının önemine dikkat çekmek amacıyla Sağlık Bakanlığı tarafından yazılı açıklama yayımlandı.

Sınav kaygısı öğrencilerin akademik performansını etkileyebiliyor
Bakanlık, sınav dönemlerinde belirli bir düzeyde yaşanan kaygının, dikkat ve motivasyonu artırabilse de kontrol altına alınamadığında dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü, özgüvende azalma ve çeşitli fiziksel belirtilere neden olabileceğini bildirdi. Özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmak, olumsuz senaryolar üzerinde yoğunlaşmak ve kişinin kendi yeterliliğine ilişkin olumsuz düşüncelere sahip olunmasının da kaygının artmasına yol açabileceği ifadeleri de açıklamada yer aldı.

Sınav sürecinde psikolojik hazırlık da akademik hazırlık kadar önem taşıyor
Yapılan açıklamada, sınav sürecinde akademik bilginin yanı sıra öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmeleri, motivasyonlarını koruyabilmeleri ve sınav kaygısını yönetebilmelerinin de başarı üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğu ifadesine yer verildi. Bu nedenle öğrencilerin çalışma süreçlerini planlı ve hedef odaklı şekilde yürütmeleri, zamanı etkili kullanmaları ve çalışma programlarını sürdürülebilir bir şekilde oluşturmaları gerektiği vurgulanan açıklamada, sınava yönelik kontrol hissinin güçlenmesi, kaygının azaltılmasına ve öğrencilerin kendilerine olan güvenlerinin artmasına katkı sağladığı da belirtildi.

Sağlıklı yaşam alışkanlıkları kaygı yönetimine katkı sağlıyor
Sınav döneminde fiziksel ve ruhsal iyilik halinin korunması da büyük önem taşıyor. Bu kapsamda yayımlanan açıklamada; düzenli ve yeterli uyku alışkanlığının sürdürülmesi, dengeli ve sağlıklı beslenilmesi, yeterli miktarda su tüketilmesi, ekran kullanım sürelerinin sınırlandırılması, düzenli fiziksel aktivitelere zaman ayrılması, günlük yaşam rutininin mümkün olduğunca korunması gerektiği vurgulandı. Ayrıca derin nefes alma, gevşeme egzersizleri, dikkat odağını mevcut göreve yöneltme ve olumlu içsel konuşmalar gibi yöntemlerin de kaygının yönetilmesine destek olabildiği ifade edildi.

Sağlıklı hayat merkezlerinde çocuk ve ergenlere yönelik danışmanlık hizmeti sunuluyor
Çocukluk ve ergenlik dönemi; fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimin hızla devam ettiği, bireyin yaşam boyu sağlık alışkanlıklarının şekillendiği önemli bir süreç olarak değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından, Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan Çocuk ve Ergen Sağlığı Danışmanlığı kapsamında; çocuk ve ergenlerin gelişim süreçlerinin izlenmekte olup ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin güçlendirilmesine yönelik danışmanlık hizmetleri verildiği bildirildi. Ayrıca ailelere çocukların yaş dönemlerine uygun gelişim özellikleri, etkili iletişim yöntemleri ve sağlıklı ebeveyn tutumları konusunda rehberlik sağlandığı da belirtildi.

Aile ve öğretmen desteği öğrencilerin psikolojik dayanıklılığını güçlendiriyor
Sınava yönelik ailelerin ve öğretmenlerin tutumunun, öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları üzerinde önemli bir rol oynadığı ifade edilen açıklamada; anlayışlı, destekleyici ve güven veren bir yaklaşımın, öğrencilerin kendilerine olan inançlarını güçlendirmekte ve süreci daha sağlıklı yönetmelerine katkı sağladığı söylendi.

Öte yandan, öğrencilere sınavların bireyin değerini belirleyen bir unsur olmadığı, mevcut bilgi ve becerilerin değerlendirilmesine yönelik bir araç olduğunun hatırlatılması gerektiği vurgulanarak, aile ve öğretmenlerden alınan desteğin, öğrencilerin sınav öncesi kaygı düzeylerinin azaltılmasına ve sınava psikolojik açıdan daha hazır hissetmelerine katkı sağladığı ifadelerine yer verildi.






