
6 Şubat 2026 cuma hutbesi konusu belli oldu! Her hafta olduğu gibi bu hafta hazırlanan hutbe de Müslümanların manevi hayatına yön veren, inanç ve değer temelli önemli mesajlar barındırıyor. Hutbede genellikle Kur’an-ı Kerim ayetleri, hadis-i şerifler ve güncel meseleler ışığında Müslümanların dikkat etmesi gereken konulara değinilir. 6 Şubat Cuma hutbesinde ''Birlik ve Beraberlik' konusu ele alındı. İşte Dİyanet tarafından yayınlanan 6 Şubat 2026 Cuma hutbesinin detayları.

Cuma hutbesi konusu, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından açıklandı. WORD belgesi, PDF dosyası ve MP3 olarak yayımlanan cuma hutbesi konu başlığı vatandaşlar tarafından merak konusu olurken birçok kişi de arama motorlarında yaptıkları sorgulamalara hız verdi.

CUMA HUTBESİ KONUSU NE 6 ŞUBAT 2026?
Diyanet İşleri 16 Ocak Cuma bu haftanın cuma hutbesi konusu açıklandı. 6 Şubat Cuma hutbesinde ''Birlik ve Beraberlik' konusu ele alındı. 6 Şubat 2026 Cuma Hutbesi şu şekilde;

'BİRLİK VE BERABERLİK'
Muhterem Müslümanlar!
İnsanları toplum haline getiren, milletlerin tarih sahnesinde yer almasını sağlayan değerlerden biri de birlik ve beraberlik duygusudur.
Yüce dinimiz İslam; sevgi ve saygı içinde kardeşçe yaşamayı, şefkat ve merhametle birbirimize muamele etmeyi emretmektedir. Cenâb-ı Hak, "Hep birlikte Allah'ın ipine, sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın…" buyurarak; ayrılığı, kardeşlik bağlarını koparmayı, birbirimizden ilgi ve alakayı kesmeyi yasaklamaktadır.
CUMA HUTBESİ PDF İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

Milyonlarca Müslümanın camilere akın edeceği mübarek cuma günü öncesinde, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 6 Şubat 2026 Cuma Hutbesi'nin konusu belli oldu. 'Birlik ve Beraberlik' konulu cuma hutbesinde, İslam'ın bir binanın tuğlaları gibi birbirine destek olmayı emrettiği hatırlatılarak; sevgi, saygı ve merhametle bir arada yaşamanın önemi vurgulandı. Üç yıl önce yaşanan büyük deprem felaketinde milletimizin gösterdiği omuz omuza verme, yaraları birlikte sarma ve acıları paylaşma iradesinin birlik beraberliğimizin en büyük nişanesi olduğu belirtildi. Ayrıca, Ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, ortak inanç ve idealler etrafında kenetlendiğimiz müddetçe her türlü zorluğun üstesinden gelinebileceği mesajıyla dikkat çekilen Cuma hutbesinin tamamını ve detayları sizler için derledik.
👉Diyanet İşleri Başkanlığı CUMA HUTBESİ👈
ADVERTISING
'BİRLİK VE BERABERLİK'
Muhterem Müslümanlar!
İnsanları toplum haline getiren, milletlerin tarih sahnesinde yer almasını sağlayan değerlerden biri de birlik ve beraberlik duygusudur.
Yüce dinimiz İslam; sevgi ve saygı içinde kardeşçe yaşamayı, şefkat ve merhametle birbirimize muamele etmeyi emretmektedir. Cenâb-ı Hak, "Hep birlikte Allah'ın ipine, sımsıkı sarılın. Bölünüp parçalanmayın…" buyurarak; ayrılığı, kardeşlik bağlarını koparmayı, birbirimizden ilgi ve alakayı kesmeyi yasaklamaktadır.
Cuma hutbesi konusu 6 Şubat 2026
Aziz Müminler!
Birlik ve beraberliğimizin en güzel tezahürü vatan sevgisinde ortaya çıkmaktadır. Zira vatan; tarihimizdir, kültürümüzdür, geçmişimizdir, geleceğimizdir. Hürriyetimiz için her türlü sıkıntıya göğüs gerdiğimiz cennet yurdumuzdur. Uğruna canını veren aziz şehitlerimizin ve cepheden cepheye koşan kahraman gazilerimizin bizlere bıraktığı en kıymetli emanettir.

Kıymetli Müslümanlar!
Birlik ve beraberliğimizin, hürriyet ve bağımsızlığımızın sembolü ise şanlı bayrağımızdır. Ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı yerde zulme ve zalime, korkuya ve kedere geçit yoktur. Bizler; rengini şehitlerimizin kanından alan bayrağımızı başımızın üstünde tutmayı şeref bildik. En mutlu günlerimizi onun gölgesinde yaşadık. Onu gördüğümüz her yerde huzur bulduk. Bayrak şairimiz, içimizde yeşerttiğimiz bu duyguları ne de güzel ifade etmiştir:
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
CUMA HUTBESİ SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Değerli Müminler!
Birlik ve beraberliğimizin en güçlü göstergelerinden biri de afet günlerinde ve zor zamanlarda gösterdiğimiz yardımlaşma ve dayanışma ruhudur. Nitekim üç yıl önce bugün, hepimizi derinden sarsan iki büyük deprem yaşadık. Her zaman olduğu gibi o gün de omuz omuza verdik. Enkazdan kurtulan her bir kardeşimiz için birlikte sevindik. Hayatını kaybeden her bir canımız için aynı hüznü yaşadık. Rabbimizin inayeti, devletimizin iradesi ve milletimizin kenetlenmesiyle yaralarımızı sardık. Aşımızı ve evimizi paylaşarak acılarımızı dindirdik. "Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıyı paylaşan bir bedene benzer" hadis-i şerifinin yaşayan şahitleri olduk.
Aziz Kardeşlerim!
Maalesef, bugün, Müslüman toplumlar, İslam'ı kendi tekelinde gören, kendinden olmayanı dışlayan tehlikeli bir anlayışla karşı karşıyadır. Dijital mecralarda Müslüman gençlerin zihinlerini bulandırmaya, barış dini İslam'ı şiddetle yan yana göstermeye çalışan bu aykırı gruplar, artık küresel bir problem haline gelmiştir. Birlik ve beraberliğimizi tehdit eden, geleceğimizi karartmak isteyen bu yapılara karşı dikkatli olmalıyız. Gençlerimizin sahih dini bilgiyi, doğru yöntem ve metotlarla, ehil kişilerden almalarına özen göstermeliyiz. Kur'an-ı Kerim, sünnet-i seniyye ve medeniyetimizden neşet eden İslami geleneğimize sahip çıkmalıyız. İslam'a ve Müslümanlara en büyük zararı verenlerin; dinimizi, değerlerimizi ve kavramlarımızı istismar edenler olduğunu unutmamalıyız.






