Sivrisineklerin en sevdiği kan grubu belli oldu: Meğer tesadüfen ısırmıyorlarmış araştırma sonucu ortaya çıktı
14:32, 11/07/2026, Cumartesi
Yeni Şafak

Yaz mevsimiyle birlikte artış gösteren sivrisinek ısırıklarının aslında bir tesadüf olmadığı, bu canlıların hedeflerini belirlerken genetik ve fiziksel faktörleri temel aldığı ortaya çıktı. Bilimsel araştırmalar; karbondioksit salınımını 60 metre uzaktan algılayabilen sivrisineklerin, metabolizması hızlı çalışanları, koyu renk giyinenleri ve özellikle belirli bir kan grubuna sahip bireyleri diğerlerine oranla iki kat daha fazla hedef aldığını gösteriyor. Peki, sivrisineklerin diğer kişilere kıyasla açık ara farkla yöneldiği o kan grubu hangisi? İşte ilgi çeken o araştırmanın detayları
Sivrisinekler, sanılanın aksine kurbanlarını rastgele seçmiyor. Uzmanlara göre, bazı insanların diğerlerine oranla tam iki kat daha fazla ısırılmasının ardında genetik faktörler, kan grupları, metabolizma hızı ve hatta giyim tercihleri gibi oldukça belirgin bilimsel gerçekler yatıyor.

Hangi kan grubunu tercih ettiği ortaya çıktı
Japonya Zararlılarla Mücadele Enstitüsü tarafından yürütülen kapsamlı araştırmalar, sivrisineklerin hedef belirleme konusunda son derece seçici davrandığını gözler önüne seriyor. Bu canlıların radarında ilk sırayı, açık ara farkla 0 (sıfır) kan grubuna sahip bireyler alıyor.

Elde edilen bilimsel verilere göre sıfır kan grubunu taşıyanlar, A kan grubuna sahip kişilere kıyasla yaklaşık iki kat daha fazla sivrisinek saldırısına maruz kalıyor. Bu sıralamada sıfır grubunu, orta seviyede risk taşıyan B ve ardından AB kan grupları takip ederken, sivrisineklerin en az ilgi gösterdiği şanslı kesimi ise A kan grubuna sahip olanlar oluşturuyor.

60 metreden tespit eden karbondioksit radarı
Yalnızca yumurtalarını beslemek için kana ihtiyaç duyan ve ısırma eylemini gerçekleştiren dişi sivrisineklerin bu avcılığındaki en büyük rehberi, insan vücudundan yayılan görünmez kimyasallar oluyor. Florida Üniversitesi uzmanlarından Profesör Jonathan F. Day'in saptamalarına göre, sivrisinekleri yönlendiren en güçlü etkenlerin başında solunum yoluyla dışarı attığımız karbondioksit gazı geliyor.

Öyle ki, bu ufak zararlılar havaya karışan karbondioksiti tam 60 metre uzaklıktan tespit edebilecek kusursuz bir duyu yeteneğine sahip bulunuyor. Metabolizması hızlı çalışan ve dolayısıyla çevreye daha fazla karbondioksit salgılayan bireyler, sivrisinekler için adeta parlayan birer hedefe dönüşüyor.

Egzersiz, ter ve koyu renk kıyafetlerin tehlikeli birleşimi
Sivrisineklerin kurbanlarını seçerken başvurduğu kriterler yalnızca kan grubu veya nefes alışverişiyle de sınırlı kalmıyor. Açık havada yapılan tempolu egzersizler, metabolizmayı hızlandırmanın yanı sıra terlemeyle birlikte yoğun miktarda laktik asit salgılanmasına neden olarak bu zararlıların ilgisini maksimum düzeye çıkarıyor. Deri yüzeyine yakın kan damarları ve egzersizle artan vücut ısısı, sivrisinekler için doğrudan bir çekim alanı yaratıyor. İşin görsel boyutunda ise günlük giyim tercihleri büyük bir rol oynuyor. Özellikle siyah, lacivert gibi koyu renkli kıyafetler tercih edenler, bu zararlıların görsel radarına çok daha çabuk yakalanarak yaz akşamlarını kaşıntı içinde geçirme riskiyle daha sık karşı karşıya kalıyor.

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.