15 Temmuz'da ikinci vatanlarını savundular
04:00, 09/07/2026, Perşembe
Yeni Şafak

Emced Mansur, Maha Bikhit.
15 Temmuz gecesi Türkiye'de yaşayan yabancı uyruklular da milli iradenin yanında saf tuttu. Darbecilere karşı sokağa çıkan Ürdünlü akademisyen Emced Mansur, yaralılara yardım ederken omzundan vurulmasına rağmen "Türkiye'nin ayakta kalması için gerekirse canımı vermeye hazırdım" derken, o dönem Isparta'da yüksek lisans yapan Sudanlı Maha Bikhit ise "Türkiye benim ikinci vatanım. Ona zarar veren her olay beni de derinden yaralar" sözleriyle o gece hissettiklerini anlattı.
15 Temmuz darbe girişiminde Türkiye'de yaşayan çok sayıda yabancı uyruklu da milli iradenin yanında yer aldı. Türkiye'yi ikinci vatanları olarak gören yabancılar, vatandaşlarla birlikte meydanlara inip darbeye direndi, yaralıların yardımına koşup demokrasi nöbetlerine katıldı. O dönem Isparta’da yüksek lisans yapan Sudanlı Maha Bikhit ile İstanbul’da bulunan Ürdünlü akademisyen Emced Mansur da o gece sokaklara çıkanlar arasındaydı. Mansur ve Bikhit, aradan geçen 10 yıla rağmen o geceyi unutamadıklarını dile getirdi.
CANIMI VERMEYE HAZIRDIM
Ürdünlü akademisyen Emced Mansur, 15 Temmuz’da İstanbul Fatih’de bulunduğunu anlattı. “Televizyonda yaşananları izlerken aklıma Mısır, Libya ve Suriye geldi. 'Allah korusun, Türkiye de o ülkeler gibi olmasın' diye dua ettim. Daha sonra evden çıkarak Saraçhane'ye gittim” şeklinde konuşan Mansur, Saraçhane'de darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu yaralananlara yardım ederken omzundan vurulduğunu söyledi. Mansur, “Ağlıyordum ama korkudan ya da yaralanmaktan değil, Türkiye'nin zarar görmesinden endişe ediyordum. Bu ülkenin ayakta kalması için gerekirse canımı vermeye hazırdım” ifadelerini kullandı.
41 GÜN DEMOKRASİ NÖBETİ TUTTU
Türkiye'yi ikinci vatanı olarak gördüğünü kaydeden Mansur, kalkışmadan sonra demokrasi nöbetlerine katıldığını, 41 gün boyunca Saraçhane'de nöbet tuttuğunu söyledi: “Eğitimimi tamamladıktan sonra Türkiye’de kaldım. Kendimi yabancı olarak hissetmiyorum. Türkiye benim için sadece yaşadığım bir ülke değil, benim de vatanım. Bugün yetiştirdiğim öğrencilerin bu ülkeye hizmet ettiğini görmek en büyük gurur kaynağım. Geride bırakabileceğim en değerli mirasın yetiştirdiğim insanlar olduğuna inanıyorum. Ben yabancıyım, Ürdün vatandaşıyım, ne olursa olsun ülkeme dönerim diye düşünmedim. Tam tersine, bu ülke benim de vatanım. Ona sahip çıkmazsam Allah'a bunun hesabını veremem diye düşündüm. Ben Ürdün'ü nasıl vatanım olarak görüyorsam, Türkiye'yi de aynı şekilde görüyorum. Bir insan çocukları arasında ayrım yapabilir mi hiç? Allah bir daha 15 Temmuz gibi acı bir gece yaşatmasın.”
TÜRK BAYRAĞI 15 TEMMUZ’U HATIRLATIYOR
O dönem yüksek lisans eğitimi için Isparta’da olan Sudanlı Maha Bikhit de darbe girişimini sosyal medyada gördüğünü anlattı: “Aynı anda camilerden peş peşe salalar yükselmeye başlayınca o an olayın ne kadar ciddi olduğunu anladım. Hiç vakit kaybetmeden sokağa çıktım ve kent meydanına yürüyen vatandaşlara katıldım. Meydana ulaştığımda demokrasiye sahip çıkmak için ellerinde Türk bayraklarıyla binlerce kişinin bir araya geldiğini gördüm. O gece Türkiye'deki milli birlik ruhundan çok etkilendim. Etnik köken, siyasi görüş ve ideolojik farklılıklar bir kenara bırakılıp ortak bir iradeyle hareket edildi. Benim için Türkiye ikinci vatandır. Onu inciten her olay beni de derinden yaralar. Ne zaman Türk bayrağı görsem 15 Temmuz gecesini hatırlarım. Biz burada yabancı olsak da bize yuva olan Türkiye’nin bağımsızlığı için mücadeleye hazırız.”

Gündem
Kalk abdestini al vatan elden gidiyor

Özgün
TRT’nin hafıza projesi 'Asırlık Gece' için geri sayım başladı
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.