28 Şubatçılar fırsat kolluyor

Muhammed Vefa Yürekli
04:0028/02/2026, Cumartesi
G: 28/02/2026, Cumartesi
Yeni Şafak
Kadriye Alev, Mine Yeter.
Kadriye Alev, Mine Yeter.

Türk siyasi tarihinin kara lekesi 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 29 yıl geçmesine rağmen acılar ilk günkü gibi taze. İkna odalarıyla, başörtüsü yasaklarıyla hayatları altüst olan o dönemin öğrencileri tehlikenin bitmediğini vurguluyor. “Fırsat bekliyorlar, bu zihniyet kontrolü ele alsa bize yaşam hakkı bile tanımaz” diyen mağdurlar, genç kuşaklara bu mücadelenin anlatılması gerektiğini belirtti.

Türk siyasi tarihinin kara lekesi 28 Şubat postmodern darbesinin üzerinden 29 yıl geçti. 28 Şubat’ta hakları ellerinden alınan öğrenciler, aradan 29 yıl geçmesine rağmen o günkü anlayışın farklı biçimlerde sürdüğünü belirtti. Bugün aynı zihniyetin Ramazan etkinliklerinden, okullarda okunan ilahilerden, başörtülü bir kaymakamın giyinişinden ve kamusal alandaki Müslüman görünürlüğünden rahatsız olduğunu söyleyen, Mine Yeter, Meliha Türkyılmaz ve Kadriye Alev geçmişle bugünü aynı çizgide değerlendirdi.

BİZE YAŞAM HAKKI BİLE TANIMAZLAR

İnönü Üniversitesi’nde eğitim gördüğü dönemde hem fiziki hem psikolojik şiddete maruz kaldığını belirten Mine Yeter, geçmişle bugünü kıyaslayarak tehlikenin tamamen geçmediğini vurguladı. Bugün okullarda Ramazan etkinlikleri ya da ilahilerden rahatsız olan çevreleri hatırlatan Yeter, “O gün baştakiler bizi ‘Ya başınızı açın ya ülkeyi terk edin’ diyerek dışlıyordu. Bugün de aynı bakış açısı devam ediyor” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başörtüsü konusundaki hassasiyetine rağmen bazı çevrelerin geri adım atmadığını söyleyen Yeter, “Ben 2010 yılına kadar idam cezası ile yargılandım. Fırsat bekliyorlar, bu zihniyet kontrolü ele alsa bize yaşam hakkı bile tanımaz” diye konuştu.

Meliha Türkyılmaz

BU İŞİN ŞAKASI YOK

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi mezunu Meliha Türkyılmaz bugün elde edilen kazanımların kalıcı olması gerektiğini vurgulayarak, özellikle Ramazan etkinlikleri ve ilahiler üzerinden yürütülen tartışmalara dikkat çekti. “Milli Eğitim Bakanı’nın yaptığı son derece yerinde bir adımdır” diyen Türkyılmaz, “Bir kazanım kaybedildiği anda anında tersine döner. O yüzden bunun şakası yok” ifadelerini kullandı.

BU MÜCADELE BİLİNMELİ

Türkyılmaz, bugün başörtülü kadınların kamuda üst düzey görevlere gelmesini “olağanüstü ama bir o kadar da geç kalmış bir normalleşme” olarak değerlendirdi. Başörtülü bir valinin İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine getirilmesini hatırlatan Türkyılmaz, “Başörtülü bakanımız var. Bırakın üst makamları, biz bir hobi kursuna bile gidemiyorduk” dedi. Genç kuşakların bu mücadelenin arka planını yeterince bilmediğini ifade eden Türkyılmaz, “Bu çocuklar burada bulunmalarının sebebini ve verilen mücadeleyi bilmeli. Bir gün bunu kaybedebileceğimizin farkında olmalıyız” uyarısında bulundu.

PSİKOLOJİK BİR SAVAŞ VERDİK

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’ni kazandığı 1998’de kayıt için fakülteye gittiği gün ikna odasına götürülme sürecini anlatan Kadriye Alev, o anların aradan geçen yıllara rağmen hâlâ ilk günkü kadar canlı olduğunu söyledi. İçeride modernlik ve çağdaşlık söylemi altında psikolojik baskı kurulduğunu belirten Alev, “Türlü iltifatlar, sevimli ama aşağılayıcı sözler, bir sürü psikolojik savaş verdik orada. Birkaç dakika süren ama bir türlü bitmeyen bir zamandı.İkna odasındaki o psikolojik şiddet sonraki yıllarımda büyük bir özgüven eksikliği ve dışlanma duygusuna mâl oldu” dedi.

Sümeyye Erdoğan Bayraktar

Özgür gelecek için unutmayacağız

Türkiye tarihine “postmodern darbe” olarak geçen ve sonuçları uzun yıllar tartışılan 28 Şubat darbesinin 29’uncu yılında, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) tarafından 28 Şubat: Çağdışı Sürecin Anatomisi paneli düzenlendi. Panel sonrası KADEM Mütevelli Heyeti Başkanı Sümeyye Erdoğan Bayraktar, Beyazıt Meydanı’nda yaptığı basın açıklamasında, “28 Şubat’ın üzerinden 29 yıl geçti. O günler geride kaldı ancak o zihniyetin tamamen kalktığını söylemek ne yazık ki mümkün değil” dedi. Günümüzde dahi tesettürlü kadınların iş yerlerinde sıkıntılar çektiğini ifade eden Sümeyye Erdoğan Bayraktar, “Tüm bunların geride kaldığı söyleniyor. Unutmak yok saymaktır. Yok saymak ise aynı hatalara zemin hazırlamaktır” uyarısında bulundu.

ADALET TALEBİYLE YAPACAĞIZ

28 Şubat’ı konuşmaya devam edeceklerine işaret eden Bayraktar, şunları kaydetti: “Demokratik hafıza güçlü toplumların temelidir. Çünkü hak ihlalleriyle yüzleşmek, hukuk devletini güçlendirir. 29 yıl önce yaşananlar yalnızca belli bir kesimin değil, bu ülkenin demokrasi tecrübesinin bir parçasıdır. Bu nedenle 28 Şubat’ı anmak, bir grubun değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğudur. Biz unutmadık, hiçbir sahnesini unutmadık. Unutmayacağız, unutturmayacağız. Ama bunu öfkeyle değil, adalet talebiyle yapacağız. Kutuplaşma diliyle değil, hak temelli bir duruşla yapacağız. Geçmişe saplanarak değil, daha özgür bir gelecek inşa etmek için yapacağız.”



#28 şubat
#islamofobi
#tarih
#darbe