Hiçbir yerde okuyamayacağınız Abdullah Gül yorumları
00:00, 25/04/2007, ÇarşambaG: Güncelleme: 12:14, 25/04/2007, Çarşamba
Yeni Şafak

Hiçbir yerde okuyamayacağınız Abdullah Gül yorumla
Fehmi Koru, Mustafa Karaalioğlu, Ali Bayramoğlu, Mehmet Ocaktan, Kürşat Bumin, İbrahim Karagül, Abdullah Muradoğlu, Salih Tuna, Fikri Akyüz ve Yaşar Süngü. 11. Cumhurbaşkanı olmaya en yakın isim olan Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığını değerlendirdiler.
FEHMİ KORU:
Abdullah Gül: Bir uzlaşma buketi
Dün cumhurbaşkanlığına adaylığını koyan Abdullah Gül bu görevleri yetkinlikle yerine getirebilecek bir siyaset adamıdır. Bugüne kadar yürüttüğü hizmetlerde gösterdiği hassasiyeti, 'devletin başı' olduğu andan itibaren, Türk milletinin birliğini sağlayıp devlet organlarının anayasal çerçeve içerisinde düzenli ve uyumlu çalışmasını gözeterek sürdürecektir. Bir Cumhuriyet Bayramında (29 Ekim 1950) doğmuş olan Abdullah Gül, Cumhuriyet yönetimi olmasaydı o makama aday olamayacağının da bilinci içerisindedir.
MUSTAFA KARAALİOĞLU:
Demek bazı faniler o koltuğu elinin tersiyle itebiliyormuş…
Düşünün… Erdoğan, Gül'e fikrini soruyor. Gül, Erdoğan'a “Cumhurbaşkanı mutlaka siz olmalısınız” diyor. Erdoğan bu kez adı adaylar arasında hep geçen Arınç'a fikrini soruyor. Arınç da Başbakan'a “Benim adaylığımı düşünmeyin. Ya siz, ya da Abdullah Bey olmalı” diyor.
Birbirlerine ikram ettikleri makamın adı Cumhurbaşkanlığı… 9. Cumhurbaşkanı Demirel'in “hiçbir fani o koltuğu elinin tersiyle itemez” cümlesiyle tanımladığı makam.
ALİ BAYRAMOĞLU.
Gül: İdeal cumhurbaşkanı
En nihayet şunu söylemek gerekir: Abdullah Gül sadece partisi ve sistem için değil, AK Partili olmayan kamuoyu için de en meşru, en kolay kabul edilebilecek cumhurbaşkanı adayıdır. Gül gerek başbakanlığı sırasında gerek Dışişleri Bakanlığı sırasında aldığı uzlaşmacı, liberal ve sorun çözücü tavırlarla Türkiye'nin benimsediği bir devlet adamı profili çizmiştir. Nitekim türlü araştırmalar Erdoğan dışında Gül'ün AK Parti'nin ülkenin sempatisini toplayan siyasetçilerinden birisi olduğunu ortaya koymaktadır.
KÜRŞAT BUMİN:
Politik, sivil ve dünyaya açık bir aday
Gül'ün cumhurbaşkanlığı ile yeni bir döneme girdiğimizi düşünüyorum. Politik, sivil ve dünyaya açık bir Cumhurbaşkanı'nın AKP de içinde olmak üzere ülkenin bütün siyasi oluşumlarını ve hayatını olumlu olarak ciddi biçimde etkileyeceğini sanıyorum. Ancak bunları söylerken –günü değil belki ama!- ilk genel seçimlerden sonra Cumhurbaşkanı'nın yetkilerinin her zaman dile getirdiğimiz makul ölçülere çekilmesi gerektiğini hatırlatmayı da unutmuyorum.
İBRAHİM KARAGÜL:
Kızmayın ama çuvalladınız!..
Tayyip Erdoğan, AK Parti, başından beri medyayı, Ankara temsilcilerini, iç politika yazarlarını atlattı ve süreci kendi istediği gibi yönetti ve en güçlü ikinci ismi olan Abdullah Gül'ü Çankaya için aday gösterdi.
Bir kez daha gördük ki, kulis bilgilerine, duyumlara, başkalarının iddialarına dayanan öngörüler o yazarı popüler yapıyor ama gerçekten uzaklaştırabiliyor. Bir kez daha gördük ki, birilerine “yakın” durmak her zaman gerçeğin kapılarını aralamıyor aksine insanı sonu gelmez labirentlere sürükleyebiliyor. Uzaktan seyretmek daha isabetli gibi. Bence başarısız bir gazetecilik serüveni izledik. Çoğumuzun fiyakası fena bozuldu!
MEHMET OCAKTAN:
Kendini aşabilmek, büyük liderlerin işi…
Başbakan Tayyip Erdoğan, Türk siyaset tarihinde bir başka eşi ve benzeri daha bulunmayan bir fedakarlık örneği sergiledi. Çankaya'nın kapıları kendisi için sonuna kadar açık olmasına rağmen, Başbakanlık'ta kalmayı tercih etmesi, öyle her babayiğidin verebileceği bir karar değildir.
ABDULLAH MURADOĞLU:
Duruşu, misyonu ve kişiliği ile güven veriyor Gül.
Kelimenin tam anlamıyla, 'sivil' bir profile sahip. Devletin zirvesine yakışan bir adam..Kendini halktan soyutlayıp, Çankaya Köşkü'nün kapalı duvarları arasında hapsolmayacak.. Devletin zirvesinde 'soğukluk', değil, 'sıcaklık', 'katı resmilik'değil "güleryüz" göreceğimizi şimdiden söylemeliyim.. Yani Türkiye'nin yüzü zirveden gülümseyecek..Bundan iyisi can sağlığı..
SALİH TUNA:
Kimse Deniz Baykal'ı anlamıyor!
Cumhurbaşkanı adayını açıklarken, “Bizim makam hırsımız yok. Kimse musalla taşına yatırılırken Cumhurbaşkanı ya da Başbakan niyetine yatırılmıyor. Er niyetine yatırılıyor…” diyerek, “Derin Anadolu”nun bin yıllık geleneğini dillendiren bir insanla seçim yarışına girmenin ne demek olduğunu en iyi Baykal bilir?
YAŞAR SÜNGÜ:
Dün de Mister piyasa Abdullah Gül'ün adaylığını onayladı.
Birileri aylardır "sözde piyasalar"ın yalancılığını yaparak "Erdoğan aday olursa borsa çöker" sloganıyla borsada sürdürdüğü panik havasının mal kaldırma operasyonu olduğu ortaya çıktı. Anlamsız ve sadece içi boş sloganları üretenler tarafından içi doldurulan bazı kavramlarla "Cumhur" yani halk uzun süredir köşk tartışmalarıyla adeta siyasi ve ekonomik ablukaya alındı.
FİKRİ AKYÜZ
Erdoğan'ın şu sözcüğüne dikkat ettiniz mi?
Feragat, cesaret ve kararlılık… Bu üç sözcüğün her biri haysiyet kavramına, başka bir deyişle "adamlık"a gönderme yapar..
Adam olan da zaten bu "adamlık"ın ne olduğunu adamakıllı çözer.. Örneğin "feragat" ile "vazgeçme" kelimeleri arasında çok kalın bir çizgi vardır.
Tıpkı "cesaret" ile "gözükaralık"; "sabit fikir" ile "kararlılık" arasındaki fark gibi..
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.