NATO'da İsrail'e Suriye darbesi
04:00, 10/07/2026, CumaG: Güncelleme: 04:06, 10/07/2026, Cuma
Yeni Şafak

Suriye lideri Şara ve Dışişleri Bakanı Şabani, Ankara dönüşü, Trump'ın mektubuyla poz verdi.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'yi "teröre destek veren devletler" listesinden çıkarma sürecini başlatması, Şam'ın uluslararası sisteme dönüşünde tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Kararın, yeniden inşa yatırımlarını hızlandırması ve Türkiye'nin Suriye'deki stratejik rolünü daha da güçlendirmesi bekleniyor.
Haydut devlet İsrail'in, Türkiye'de düzenlenen NATO Liderler Zirvesi'ni F-35 ve Yunanistan provokasyonları üzerinden sabotaj planı boşa düşerken, Ankara'da açıklanan kritik karar işgalci güç için ekonomik ve jeopolitik darbe anlamına geliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, NATO Zirvesi kapsamında Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından Şara'ya gönderdiği mektupla, Suriye'nin "teröre destek veren devlet" listesinden çıkarılması kararını resmen bildirmesi, Ortadoğu'da yeni bir dönemin kapısını araladı. Trump, mektubunda Kongre'ye gerekli bildirimi yaptığını, 45 günlük yasal inceleme sürecinin ardından Suriye'nin yeniden inşasının önündeki engellerin kaldırılacağını belirterek, Amerikan şirketlerinin de Suriye'ye yatırım yapmaya hazır olduğunu vurguladı. Yaklaşık yarım asırdır yürürlükte olan statünün kaldırılması yönündeki bu adım, yalnızca Şam açısından değil, bölgesel güç dengeleri bakımından da tarihi bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara hafta başında, "Suriye'yi güvenli ve hayati bir bağlantı noktası, Doğu ile Batı arasında vazgeçilmez bir medeniyet ve ekonomi köprüsü olarak yeniden konumlandırmayı hedefliyoruz" vurgusunu yapmıştı.
FİNANSAL ABLUKA KALKIYOR
Suriye'nin "teröre destek veren devlet" listesinden çıkarılması, öncelikle ülkenin uluslararası finans sistemine yeniden bağlanmasının önünü açacak. Kongre'nin 45 günlük inceleme sürecinin tamamlanmasının ardından Suriyeli bankaların yeniden SWIFT sistemine erişebilmesi, yabancı bankalarla muhabir hesap ilişkileri kurabilmesi ve uluslararası para transferlerinin normale dönmesi bekleniyor. Bu gelişme, yıllardır yaptırımlar nedeniyle dış finansmandan mahrum kalan Suriye ekonomisi için kritik önem taşıyor. Körfez sermayesi, Türk yatırımcıları ve uluslararası şirketler açısından hukuki ve finansal risklerin azalmasıyla birlikte yatırım süreçlerinin hızlanacağı değerlendiriliyor.
Yeniden inşa hızlanacak
Uzmanlara göre savaşın yıktığı Suriye'nin yeniden inşası önümüzdeki yıllarda 250 ila 400 milyar dolar arasında değişen dev bir ekonomik hacim oluşturacak. ABD'nin attığı son adım, bu yeniden yapılanma sürecinin fiilen başlamasının önündeki en büyük siyasi engellerden birini kaldırıyor. Türkiye'nin coğrafi avantajı, sınır bağlantıları, lojistik kapasitesi ve uzun yıllardır kuzey Suriye'de yürüttüğü faaliyetler nedeniyle Türk inşaat şirketlerinin enerji santralleri, limanlar, otoyollar, konut projeleri ve altyapı yatırımlarında ilk sıralarda yer alması bekleniyor. Körfez ülkelerinin kamu yatırım fonlarının da finansman tarafında önemli rol üstlenmesi öngörülüyor. Böylece Suriye'nin yeniden inşası yalnızca ekonomik değil, bölgesel entegrasyonu hızlandıracak stratejik bir süreç haline geliyor.
TÜRKİYE'NİN PLANI KAZANIYOR
Washington'ın attığı adım, aynı zamanda Türkiye'nin Suriye dosyasındaki merkezi konumunu daha da güçlendiren bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Ankara, sahip olduğu uzun kara sınırı, sahadaki askeri varlığı, yerel aktörlerle kurduğu ilişkiler ve güvenlik kapasitesi sayesinde Suriye'nin yeniden yapılandırılmasında vazgeçilmez ortak konumunda bulunuyor. Körfez ülkeleri yeniden inşa finansmanını sağlayabilecek ekonomik güce sahip olsa da, sahadaki güvenlik, lojistik ve kurumsal koordinasyon açısından Türkiye'nin rolünü üstlenebilecek başka bir bölgesel aktör bulunmuyor. Bu durum, Ankara'nın uzun süredir savunduğu "güçlü ve merkezi bir Suriye devleti" vizyonunun destek kazandığını da gösteriyor.
İSRAİL'İN HESAPLARI BOZULDU
Son dönemde İsrail'in Suriye'de merkezi otoritenin zayıf kalmasını tercih ettiği yönündeki değerlendirmeler sıkça dile getirilirken, ABD'nin aldığı karar farklı bir tablo ortaya koyuyor. Washington'ın Ahmed Şara yönetimiyle doğrudan temas kurması, yaptırımların kaldırılması sürecini başlatması ve Amerikan şirketlerinin Suriye'nin yeniden inşasına katılabileceğini açıklaması, Şam yönetimine uluslararası meşruiyet sağlayan önemli adımlar olarak görülüyor.
ENTEGRASYON GÜÇLENECEK
Ortaya çıkan yeni tablo, NATO Zirvesi sonrasında Türkiye, ABD ve Körfez ülkelerinin desteklediği daha güçlü, ekonomik olarak yeniden ayağa kalkmış ve uluslararası sisteme entegre olmuş bir Suriye modelinin öne çıktığına işaret ediyor.

Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan NATO Zirvesi paylaşımı: Başarıyla tamamladık

Gündem
NATO'dan Ankara bildirisi: 50 milyar dolarlık yeni yatırım anlaşması

Gündem
İran ile ateşkes benim için bitti

Dünya
Suriye tarihinin kara sayfası kapandı: Esed rejiminin 47 yıllık lekesi aklandı
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.