Siyaset konuşmadan Pamuk'u tartıştılar
00:00, 13/05/2007, PazarG: Güncelleme: 03:31, 13/05/2007, Pazar
Yeni Şafak
Siyaset konuşmadan Pamuk'u tartıştılar
Ermeni katliamıyla ilgili söyledikleri aldığı Nobel ödülünün önüne geçen Orhan Pamuk, adına düzenlenen sempozyumda bu sefer sadece edebi yönden tartışıldı
Kadir Has Üniversitesi'nin 10. yıl kutlama etkinlikleri kapsamında, Amerikan Kültürü ve Edebiyatı Bölümü tarafından, Orhan Pamuk Sempozyumu düzenlendi. Sempozyuma katılan Ankara Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden Dr. Trevor Hope, Orhan Pamuk'un 'Kara Kitap'ındaki 'roman, gazete ve ulus' öğelerini değerlendirdi. Michigan State Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sam Baskett, Orhan Pamuk'un 'İstanbul' kitabının Türk estetiğine karşı olduğu tezini savundu. Maureen Freely ise Pamuk'un edebiyatını oluşturan temel felsefelerden biri olan doğu batı sorunsalı üzerinde durdu.
İSTANBUL'U YANLIŞ TANITIYOR
Bilkent üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden Laurent Mignon da Pamuk'un oryantalist olduğunu öne sürdü. Mignon, katılımcılar arasında da tartışılan konuyla ilgili Yeni Şafak'a yaptığı açıklamada, Pamuk'un İstanbul'a Avrupalı gezginlerin gözüyle baktığını anlatarak, "Pamuk'un eserlerinde mistik ve doğu imgeleri çok fazla. Bu imgeler İstanbul' un yanlış tanınmasına sebep olabilecek kadar tehlikeli" diye konuştu.
PAMUK'UN HAKKINI YEMEYELİM
Sempozyumda oturum başkanlığını yapan Kadir Has Üniversitesi Radyo Tv Sinema Bölüm Başkanı, aynı zamanda Pamuk'un Robert Kolej'den arkadaşı Levent Soysal da kendisi gibi taşradan gelen öğrenciler için İstanbul'un çok büyük ve gelişen bir kent olduğunu altını çizerek, "Oysa Pamuk 'İstanbul' kitabında çok sınırlı bir portre çizmiş. Tabii Orhan'ın hakkını yememek lazım. Diğer kitaplarında İstanbul'un diğer yüzünü göstermişti.”
Pamuk'un kitabındaki tartışılan kent tasviri
Orhan Pamuk'un İstanbul'undaki şu ifadeler, toplantıya katılan yazarların eleştirisine neden oldu: "Ben doğduğumda İstanbul, dünyadaki görece yeri bakımından iki bin yıllık tarihinin en zayıf, en yoksul, en ücra ve en yalıtılmış günlerini yaşıyordu. Osmanlı İmparatorluğu'nun yıkım duygusu, yoksulluk ve şehri kaplayan yıkıntıların verdiği hüzün, bütün hayatım boyunca, İstanbul'u belirleyen şeyler oldu. Hayatım boyu bu hüzünle savaşarak ya da onu, bütün İstanbullular gibi en sonunda benimseyerek geçti."
Başlıklar :
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.