
MHP lideri Devlet Bahçeli, Adalet ve İçişleri bakanlarının Meclis’teki yemin töreninde CHP’lilerin kavga çıkarmasına “Siyasi eşkıyalık” dedi. Grup toplantısında konuşan Bahçeli, “İstanbul'daki tezgahınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı?” diye sordu.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 6 Şubat depremlerinin yıktığı illerdeki inşa çalışmalarına değinen Bahçeli, yapılanları görmezden gelen CHP’ye yüklendi. Yeni İçişleri ve Adalet bakanlarının TBMM’deki yemin merasiminde yaşanan kürsü işgaline tepki gösteren Bahçeli şunları kaydetti: “CHP’nin geçim kapısı kriz ve kargaşaya oynamaktır. Gazi Meclis, aciz Meclis değildir. Gazi Meclis kürsü işgaliyle üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir.”
ALİ KIRAN BAŞ KESEN MİSİNİZ?
“Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan Meclis’i karıştırması, yasal ve anayasal bir hakkı engellemeye çalışması, yeni sürüm bir siyasi eşkıyalık değilse nedir? Ali kıran baş kesen misiniz? Nesiniz, kimsiniz? Yeni atanan Adalet Bakanımızla ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? İstanbul’daki tezgahınız bozuldu, öfkeniz buna mı? Rüşvet ve yolsuzluk çarkınız kırıldı, sinir nöbetiniz bundan mı? Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı, foyanız ortalığa döküldü; anormal stres ve gerilim sebebinizin nedeni buna mı dayalı? Tekraren ifade ediyorum; yemin merasiminde TBMM’nin saygınlığına leke düşüren müfsit ve müflis CHP zihniyetini ayıplıyor, ‘Haddinizi bilin’ diyorum.”
Püskeviti olmayan çocukları işitelim
Yarın Ramazan ayının ilk günü olduğunu hatırlatan Bahçeli, milletvekilleri ve tüm teşkilattan, dayanışmanın, duyarlılığın, empatinin, yardımlaşmanın güzelliklerini hep birlikte gösterilmesini istedi. Bahçeli, “Ülkemin her yerinde gönül gönüle vererek kardeşliğimizi yüceltmeliyiz. Bol yıldızlı otellerin restoranlarında değil mütevazı sofralarda yerimizi almalıyız” dedi. Yıllar önce yaptığı bir konuşmayı hatırlatan Bahçeli şunları kaydetti: “Anasının, babasının gözlerine bakan yurdumun masum çocuklarının sözcüsü olmak istemiştim. Onların mahrumiyetini ta yüreğimde hissedip imrenen ruhlarına tercüman olmayı dilemiştim. Memleketim olan Gavur Dağı'nın söyleyişiyle ‘Hani benim püskevitim, çukulatam’ demiştim. Şairin ifadesiyle çaresiz ve yalnızların, ‘Gel diyecek kimsesi’ olmayı hedeflemiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller haftalar boyu müstehzi ifadelerle püskevit kelimesini dillerine dolamışlardı. Varsın olsun, hata da insanlar içindir. Bu ramazanda hep birlikte, sofraların, ocakların, çocukların, gençlerin, yaşlıların ve kadınların sesi olalım. Yeter ki, onların dertlerine ortak olalım. Püskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim.”










