
Bordo-Mavililer'in eski teknik direktörlerinden Ziya Doğan, Onur Kıvrak'ın Galatasaray'a satılması durumunda camianın daha fazla karışacağını söyledi. Tecrübeli çalıştırıcı 'Şampiyonluk yolunda Trabzonspor'un en büyük rakibi kendisidir' dedi
Beşiktaş'ın eski futbolcusu ve Trabzonspor'un eski teknik direktörü Ziya Doğan, Trabzonspor'da son günlerde yaşanan Onur Kıvrak depremi ve Süper Lig'de yaşanan transferlerle ilgili çarpıcı açıklamalara imza attı.
Karar.com Spor Editörü Hakan Akar'a konuşan Ziya Doğan'ın açıklamaları şu şekilde:
'Trabzonspor'un şampiyonlukta rakibi kendisi' demiştim bir televizyon programında ve kısa bir süre sonrada Onur Kıvrak olayı patladı. Trabzonspor'da profesyonel yapı tam oturmadı ve bazı eksiklikler var. Bordo-Mavili ekipte herkes görevinin hala ne olduğunu bilmiyor. Şampiyonluğa her şeyiyle yakın bir camianın içerisinde yaşanan kargaşa bitmediği için pahalıya mal oluyor. Bir kez daha söylüyorum Trabzonspor'un rakibi Trabzonspor'dur.
Onur Türkiye'yi geçtim Avrupa'nın da gözde kalecilerinden bir tanesi. Trabzonspor'un onu göndereceğine inanmıyorum ama iki taraf arasında bir soğukluk var. Herkes durması gereken yeri bilecek, abiler abiliğini yapacak ve bu iş kapanacak diye düşünüyorum.
Trabzonspor'un Onur Kıvrak'ı Galatasaray'a satma gibi bir düşünce içerisinde olacağını sanmıyorum. Satarlarsa eğer içerisi iyice karışır, zaten bunun altyapısını yaptılar. Tabi futbol bu ne olacağını bilemeyiz.
Türkiye'de sportif direktör diye bir olay yok, egolar yarışı var. Egolu insanlarla futbol takımını yönetemezsiniz. Futboldan gelmiş birisi bu işi yapmalı. Futbolcunun değerini bileceksin ama futbolcuyu da tepene çıkarmayacaksın. Trabzonspor'da yaşanan olayda bir başarısızlık var. 1 aydır birlikte çalışan 2 kişi hala bir şeyleri oturtamadıysa iki tarafında suçu var demektir. Bu bir günlük bir olay değil bence yaşananlar.
Bazı sürtüşmeler daha önce yaşanmış ve bu olay patlama noktasına gelmiştir. Esas sportif direktörlük bu duruma getirmeden bu işi çözmekti. Türkiye'de sportif direktörlük yok, sadece yöneticilerin temsilciliğini yapıyorlar. Ben bunu genel olarak söylüyorum, sadece Trabzonspor için demiyorum. Sportif Direktörlük Türkiye'de öyle kolay kolay oturmaz.
Ben Malatyaspor'da çalıştım kendisiyle. Ligin 8. haftasından devre arasına geçen süre sonrasında yönetimle yaptığım toplantıyla birlikte, yönetim bana 'Süleyman Hurma'nın istifası kabul olmuştur' diye bir açıklama yaptı.
Trabzonspor'da her kafadan bir ses çıkıyor. Onur'a da Şota'ya da sahip çıkmaları doğru bir düşünce. İkisini de kazanma yoluna gittiler. Başkanın tavrı burada çok önemli. Başkanın bu kararlı demeçlerinin arkasında duracağına inanıyorum.
Sonuçlara bağlı. Trabzonspor'da başarısızsan hiçbir şekilde duramazsın. Çok sevdikleri insana bile en fazla 1 sene dayanırlar. İnşallah Şota da başarılı olur, zaten kendisi orada futbol oynamış bir isim olarak çok sevilen bir teknik adam. Şota eğer başarısız olmaya başlarsa ilk önce akla teknik direktör gelir ve o zaman da gidebilir.
Benim dönemlerime çok fazla değinmek istemem ama çok net bir şey var; ben Trabzonspor'a zamanında ikinci lig ekipleri kadar transfer yapmadım.
Ben kendimi biraz çektim açıkçası. Daha yapacak çok şeyim var ama Türkiye'de lobiler çok önemli rol oynuyor. Futboldaki lobi siyaseti geçer diyebilirim. Ben Ziya Doğan olarak alnım açık ve futbolda daha çok şeyler yapacağımı biliyorum. Öte yandan her yerde halkın beni çok sevdiğini gördüm buna Trabzonspor da dahil.
Trabzonspor'da iç huzur olmayınca şampiyonlukta gelmiyor. Bu durumda tabi ki şampiyonluk gelmez.
Konunun detaylarını bilmeden çok yorum yapmak doğru değil. Gözümle görsem, kulağımla duysam net anlatırım ama şuan ne anlatayım?
Çıktığım televizyon programında Fenerbahçe için Süper Lig'i geçtim, Avrupa'da şampiyonluğa oynuyor havasına soktular diye söyledim. Yabancı futbolcuyu havada kaçanı, uçanı yakalayacak sanıyorlar. Onlarda insan bu unutulmamalı. Ve bizim de futbol değerlerimiz Avrupa seviyesine yaklaştı. Türkiye ligi çok kolay bir lig değil ve kimler geldi başarılı olamadı. Bu yıldız isimlerle Anadolu takımlarını çok mu kolay yeneceklerini sanıyorsunuz? Göreceksiniz yine çok büyük sürprizler olacak.
Kulüpler bir kere şirketleşmeli, şahısların olmalı. Paralarını akıllı harcasın. Bak bakalım o zaman 34 yaşındaki adama 20 milyon Euro verirler mi? Futbolun son dönemine gelmiş oyuncular almaktansa yeni yıldızlar keşfetmeli. Beşiktaş'ın Demba Ba'yı o paraya satması Türkiye liginin bir avantajı oldu. Katar, Çin gibi ülkeler transferde bizim için bir avantaj oldu. Demba Ba'yı sen o paranın üçte birine Avrupa'ya satamazdın. Bu bir şans oldu ama en azından kulüpler futbolcuları gönderirken harcadığı parayı bu şekilde kurtarır.
Türkiye Avrupa'da ve Şampiyonlar Ligi'nde ve UEFA'da yarışıyor ama Avrupa'da son vole vurmak isteyenlerin tercih yeri Türkiye. Sen şimdi git Almanların 22 yaşındaki yıldızını alabiliyor musun? Futbolunun son yıllarında 4-5 yıllık mukavele, 12 milyon Euro bonservis ile Türkiye bulunmaz bir cennet onlar için.
İlk döneminde ona çok ihtiyaç varken yurt dışında tedavi olmaya gitti. Türkiye Avrupa'yı yakaladı, sporcu sağlığı ile ilgili çok önemli doktorlarımız var. O zamanlar Türkiye'ye döndüğünde kilo almış olarak geri gelmişti Beşiktaş şampiyonluğa oynarken. Şimdiki Quaresma Türkiye'nin büyüklüğünü fark etti. Beşiktaş'ta bu sene en büyük patlamayı Quaresma yapacak.
Demba Ba Türkiye'ye gelmiş en iyi santrafor. İnsan olarak da onu herkes benimsedi. Son haftalarda artık ne oldu bilmiyorum ama bu profesyonel yapının eksikliğiyle birlikte bu kadar üst seviye futbol oynayan bir ismin böylesine düşüşe geçmesi çok enteresan. Gomez kesinlikle çok başarılı olacak. İyi bir Quaresma ve Gökhan Töre'nin önünde Gomez güzel işlere imzasını atacak.
Ligin son haftalarına doğru anket yapsaydınız geçen sezon yüzde 80 herkes Beşiktaş şampiyon diyordu. Sonra ne oldu Bilic Beşiktaş ile macera aradı ve o sistemi bozdu. Teknik adam çok başarılı iken 4-5 hafta yapmış olduğu hatalarla şampiyonluktan etti ve giderken de Bilic'i omuzlarda gönderdiler. Geçen sene Bilic'in hatalarından Beşiktaş Avrupa şampiyonluğunu kaçırdı. Türk futbolunda akıllı adam varsa kendine çok güvenip hiç kimsenin himayesinde yaşamını yürütmüyorsa alsın baksın ve Beşiktaş'ın nasıl Brugge'a elendiğini açıklasın. Beşiktaş geçen sene o kadroyla finale gidip şampiyon olurdu.
Şampiyonluk yine 3 büyüklerin arasında olur. Sokaktan 3 tane adam getir bu 3 takımın başına koy yine bunlardan 1 tanesi şampiyon olur.
Bu borç daha da büyüyecek ama taraftarların bu sevgisiyle 4 büyüklere bir şey olmaz. Zorlanırlar, borçları artar ama yine böyle devam ederler. Beşiktaş'ta bir dönem kibrit yak kampanyaları başlattılar. Her yıl 17 tane en iyi futbolcuyu alıyordu Beşiktaş ama ligde zor tutuyordu. Beşiktaş taraftarları bir dönem; “Aldırma Kartal aldırma” şarkılarını söylüyordu bu yüzden.
Her iki kulvarda da şampiyonluk. Ben Türkiye liginde yaşadıkları şampiyonları çok önemsemiyorum. Bu takımlar transfere bu kadar paralar harcıyorlarsa Avrupa'da şampiyon olması lazım.
Senin ülkende Milli Takım'da gurbetçiler de olmasa Avrupa'da neredeyse oynayan bir Türk futbolcun yok. Senin Arda Turan ve Gökdeniz Karadeniz dışında Avrupa'nın önemli bir takımında oynayan bir futbolcun var mı? Takımında ilk 18'e bile girmeyen oyuncuyu belki Milli Takım'da oynatacaksın. Almanya gibi futbolcu ihraç eden bir ülke duruma gelsek, o zaman istiyorsan 25 tane yabancı futbolcuyu oynatmayı serbest bırak ama bugün için erken oldu bu kararı almak.
Bu paralarla Avrupa'da şampiyonluğa takım kurulur. Takım oyununu kurdun mu, idari anlamda altyapın iyi mi, kurumsallaşma anlamında ne durumdasın?
Biz Türkiye'ye gelmiş geçmiş en iyi hoca olan Lucescu'yu arkasından teneke çalarak gönderdik. Allah bize de bazı işaretler veriyor, adam geldi bizim ülkemizde UEFA Kupası'nı kazandı. Biz kendimize bir özeleştiri yapabildik mi?
Önemli olan büyük paralara ulaşmadan genç futbolcuları bulabilmek. Atiba'yı ben zamanında 800 bin euroya alıyordum Trabzonspor'a ama alamadık. Daha 18 yaşında Sivok 300 bin euroya Trabzonspor'da benim transfer listemdeydi. Sivok'u 2 sene sonra 4,5 milyon euroya aldılar.
Arda orada futboluyla daha da yükseklere çıkacak. Top kendisindeyken kolay top kaybetmeyen ve özgüveni müthiş bir futbolcu. Adamlar bizim gibi 1-2 maç seyretmeyle transfer yapmıyor, en az 1 sene yakından takip ediyorlar. Teknik direktör de başkan da çok isteyince Arda Barcelona'ya transfer oldu.
Ben kendime çok fazla güvendiğim için sokaktakileri alır onlardan takım yaparım diye güveniyorum hala. Son dönemlerde parası olmayan kulüplerden teklif gelince, kendime de çok güvendiğim için gidince bir takım yaratırım dedim.
Orduspor'a niye gittim? Orduspor beni istediği zaman, o ligden 12-13 takımdan teklif aldım ama gitmedim. Öyle bir zaman geldi ki Ordsupor çok uğraştı ve ben de ayıp olmasın diye görüştüm. Üst üste hayır dememe rağmen beni zorla ikna etti. 6-7 tane önemli oyuncu alacağım dedi ama ben paf takıma kaldım Orduspor'da. Orduspor'un Paf Takımı'nın oynadığı futbol Türkiye'de ders olarak okutulmalı. Bu ülkenin gençleri çok değerli ve onlara bir şey verirsen çabuk kapıyorlar. Önce bende dedim Ordu'ya niye geldim diye ama inanılmaz mutluyum gittiğime.
Türkiye karizmatik, yamuk bakan, yukardan bakan tipleri istiyor ama ben futbolun işçisiyim. Mütevazi biriyim ama sahada tam bir teknik adamım. Ben etik değerlerden taviz verseydim Milli Takım'a varana kadar benimdi. İleride bir kitap çıkaracağım ve orada bunların hepsinden bahsedeceğim. Biz asla adam satmadık. Bir konuda pişmanım; gittiğim her yerde bana yalan söyleyip kandırıp götürdüler özellikle son dönemlerdeki takımlar. Özellikle Orduspor'da yaşadıklarım bunun kısa bir özeti gibi…
Teklif Türkiye'de teknik adamlara gelmiyor, teknik adamlar teklif getirtiyor. Ne demek istediğimi düşünsünler ama bulamazlar.









