
Emekli Albay Eray Güçlüer, İran’ın son dönemde İsrail ve ABD’ye karşı sergilediği yüksek isabetli saldırı kapasitesini çarpıcı bir analizle değerlendirdi. TVNET canlı yayınında konuşan Güçlüer, İran’ın binlerce kilometre ötedeki hedefleri vurabilmesinin ve gelişmiş radar sistemlerini aşabilmesinin tesadüf olmadığını belirterek, "Cephede görünmeyen ama mutfakta olan iki güç var: Rusya ve Çin" dedi.
İran’ın geçmişteki askeri performansına atıfta bulunan Güçlüer, 12 gün savaşları ve önceki füze denemelerinde İran’ın oldukça etkisiz kaldığını hatırlattı. "750 füzeden sadece 15’inin ulaştığı bir istatistikten, bugün ABD radarlarını vuran ve İsrail başkentlerini yangın yerine çeviren bir kapasiteye geçildi. Ne değişti?" sorusunu soran Güçlüer, cevabın teknolojik dış destek olduğunu vurguladı.
Analizinin teknik boyutunda GNSS (Global Navigation Satellite System) sistemine dikkat çeken Güçlüer, uzun menzilli taktik balistik füzelerin hedeflerini bulabilmesi için bu uydu sistemlerine muhtaç olduğunu ifade etti. Dünyada bu teknolojiye sadece ABD, Rusya, Çin ve Avrupa Birliği’nin sahip olduğunu belirten Güçlüer şunları söyledi:
"İran’ın kendi GNSS sistemi yok. Eğer bu füzeler İsrail’e, Ürdün’e veya Kıbrıs’a nokta atışı gidebiliyorsa, bu desteği Rusya veya Çin sağlıyor demektir. İran’ın bu yeteneği yokken füzeler hedefe ulaşıyorsa, bunun faili İran değil, arkasındaki teknolojik destektir."






