Üç askeri müdahale ve tartışılması gereken üç konu

Cevdet Akçalı
Cevdet AkçalıYeni Şafak Gazete Yazarı
00:00, 25/12/2011, Pazar • Yeni Şafak Haber Merkezi
Üç askeri müdahale ve tartışılması gereken üç konu

Türk demokrasisi çeşitli zamanlarda ordunun müdahalesiyle kesintilere uğramıştır. Tarihten yani, bu müdahalelerden ders aldığımız söylenemez. Çünkü biz olayların ardındaki gerçekleri tartışmaktan korkuyoruz. 27 Mayıs 1960 askeri darbesi sonrası üzerinde en çok tartıştığımız konu şu idi: Adnan Menderes seçim tarihini ilan etseydi bu darbe olmazdı. Ama olayın şu yönü hiç tartışılmadı: Buna rağmen askeri müdahale yapılmasaydı ne olurdu? Denilebilirdi ki, bir süre sonra seçim yapılır, saygınlığını kaybetmiş olan Demokrat Parti iktidarı kaybeder ve belki de CHP tek başına iktidar olabilirdi.

12 Mart Müdahalesi

12 Mart 1971''de Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları Demirel hükümetine muhtıra verdiler. Hükümet istifa etti. Demirel istifa etmek yerine muhtırada imzaları bulunanları emekli etseydi ne olurdu?

12 Eylül 1980 müdahalesinden önce de Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları hükümete bir uyarı mektubu göndermişti. Bu mektubu alan Adalet Partisi iktidarı, bu mektubun muhatabı biz miyiz, Ecevit mi diye tartışmaktan başka bir şey yapamadı. Oysa Demirel konuyu TBMM''ye getirip tartışsa, bu buhranı siyasi partilerle işbirliği yaparak çözmeye çalışsa ne olurdu?

28 Şubat 1997''de askerler hükümetten isteklerde bulundular. Bu bir nevi muhtıraydı. Başbakan Erbakan direndi mi, direnmedi mi; alınan kararları imzaladı mı, imzalamadı mı, tartışmasından başka bir şey yapılmadı. 9. Cumhurbaşkanı Demirel, “askerlerin şikâyetlerini bir mektupla Başbakan''a bildirdim” diye açıklama yapıyor. Böyle bir müdahalede Cumhurbaşkanı''nın sadece mektup yazması yeterli miydi? Yapabileceği başka bir şey yok muydu?

Tartışmaya açılmayan konular

27 Mayıs müdahalesinde şunların tartışması yapılmalıydı. Muhalefet lideri ihtilalden önce üç önemli söz söylemişti. “Şartlar oluştuğunda ihtilal meşru olur”, “Sizi ben de kurtaramam” ve “Türk halkı, Kore halkından daha haysiyetsiz değildir.” O tarihte Kore''de sokaktakiler zor kullanarak iktidarı değiştirmişti. Yani bugünkü ifadesiyle “Turuncu devrim” yapılmıştı. Oysa muhalefet liderinin bu sözlerinin orduyu darbeye teşvik olup olmadığını kimse tartışmadı.

12 Mart''ta ve 12 Eylül''de istifa etmek veya “mektup kime yazılmıştı” tartışması yapmak yerine başka çareler bulunabilir miydi sualini sormak kimsenin aklına gelmedi.

28 Şubat postmodern darbesi

28 Şubat postmodern darbesinin akabinde, içlerinde o dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel''in de bulunduğu birçok kişi aynı konuyu ele aldı. Bu tartışmanın odak noktası da farklı değil: MGK tarafından alınan kararları Başbakan Necmettin Erbakan imzaladı mı, imzalamadı mı?

Devlet denilince parlamentosu, hükümeti, yargısı, bürokrasisinin akla gelmesi gerekir. O dönemlerin yetkililerine sormak lazım: Bu kararlar karşısında devlet düzenini korumak için herkes kendisine düşen görevi yaptı mı? Buhrana demokrasi içi çareler bulunamaz mıydı?

Bütün bu müdahalelerin temelinde, devletin kendini koruyamayacak şekilde zaafa uğratılması yatmaktadır. Bir ülkede askeri müdahalelere yol açılmasının tek suçlusu hükümetler midir? Kimse bu zaafın sebepleri üzerinde durmamakta, suçlu olanlardan hesap soramamaktadır.

Çok yerinde bir teşhis

12 Eylül 1980 darbesinden sonra, Avrupa Konseyi Genel Kurulu''nda konu tartışılırken, İngiliz parlamenter Flecher bu müdahalelerin asıl sebebini çok güzel anlatmaktaydı: “Türkiye''de ordunun darbe yaptığını söylüyorlar. Türkiye''de devletin gücü yoktu. İktidar boşluğu vardı. Bu boşluğu dua edelim ki sokaklar yerine askerler doldurdu.”

28 Şubat postmodern darbesi de sadece Erbakan hükümetinin değil, devlet denilen ulvi varlığı teşkil eden bütün kurumların zaafını ifade eder. Olaya Erbakan kararları imzaladı mı, imzalamadı mı diye yaklaşmak konuyu anlamamak ve hatta saptırmaktır.

Bununla birlikte şu konuların tartışılması gerekir: 28 Şubat tarihinde postmodern darbe yapılırken, Cumhurbaşkanı, TBMM, siyasi parti liderleri, bürokratlar ve hatta Türk basını üzerlerine düşen görevleri yaptı mı?

Başlıklar :
Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026