Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2024 yılı "Enerji Hesapları" verileri , enerjinin kullanım alanlarını, makroekonomik göstergeler ile ilişkisini ve enerji kayıplarının derecesini göstermesi açısından önemlidir. SİSTEMDE KAYBOLAN ENERJİ Açıklanan en önemli verilerden birisi olan enerji artıklarının payı yüzde 36,1 olmuş. Yani üretilen ama bir türlü nihai tüketime ulaştırılamadan sistemde buharlaşan ve kaybolan yüksek miktar enerjiden bahsedilmektedir. Toplam enerjinin yaklaşık üçte
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 2024 yılı "Enerji Hesapları" verileri
, enerjinin kullanım alanlarını, makroekonomik göstergeler ile ilişkisini ve enerji kayıplarının derecesini göstermesi açısından önemlidir.
Açıklanan en önemli verilerden birisi olan enerji artıklarının payı yüzde 36,1 olmuş. Yani üretilen ama bir türlü nihai tüketime
ulaştırılamadan sistemde buharlaşan ve kaybolan yüksek miktar enerjiden bahsedilmektedir.
Toplam enerjinin yaklaşık üçte birinden fazlasının kaybedilmesi
hem üzerinde durulması gereken ciddi bir mesele olduğunu hem de enerji altyapısında akıllı şebekelerin ve dijitalleşmenin kaçınılmaz bir tercih olduğunu göstermektedir.
YENİLENEBLİR ENERJİNİN PAYI DÜŞÜK
Diğer önemli husus da yenilenebilir kaynaklar ve ham madenleri kapsayan doğal enerji girdilerinin payının yüzde 11,1 gibi düşük seviyede kalmasıdır.
Bu da yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılmasını zorunlu kılmaktadır.
EKONOMİK FAALİYETLER İÇİN ENERJİNİN ÖNEMİ
Kullanılan enerjinin ekonomik faaliyetlerin yüzde 51,7’lik payla birinci sırada yer alması enerji ve ekonomi arasındaki güçlü bağı göstermektedir.
Enerjide kayıplar çıktıktan sonra kalan enerjinin kullanımına bakıldığında,
hanehalkları yüzde 32,7 ile imalat sanayini yüzde 31,1 ile geride bırakarak ilk sırada yer almaktadır.
Bu veri, imalat sanayide kullanılan enerjiden fazlası konutlarda ısınma ve bireysel tüketim için kullanıldığını göstermektedir.
Enerjinin önemli bir kısmının konutlarda ısınma ve bireysel tüketim için kullanması enerji verimliliğinin artırılması ve kayıpların azaltılması konusunda
ne kadar önemli bir politika olduğunu göstermektedir.
FOSİL KAYNAKLARIN EGEMENLİĞİ
Nihai enerji kullanımında aslan payını yüzde 41,9 ile petrol ürünleri alırken, petrolü yüzde 22,0 ile doğalgaz ve yüzde 7,7 ile kömür ürünleri izliyor.
Bu
da fosil yakıt egemenliğinin henüz kırılamadığını gösteriyor.
Sadece petrol ve doğalgaza bakıldığında, nihai
enerji tüketimin yaklaşık yüzde 64’ünün doğrudan fosil yakıtlardan oluştuğunu, dolayısıyla
yaşanacak jeopolitik gerilimler, arz şokları veya petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki artış bir çok makroekonomik göstergeyi başta da enflasyonu ve cari açığı olumsuz etkilemektedir.
Bu nedenlerden dolayı, küresel risklere karşı ekonomik koruma kalkanı oluşturmanın, ekonomik büyümeyi arttırmanın, enflasyonu düşürmenin ve cari açığı artırmanın reçetesi
enerjide dışa bağımlılığı azaltmaktır.
Bunun için
enerji verimliliği, enerji tasarrufu ve yenilenebilir enerjiye geçiş olmazsa olmazlardan olduğu açıktır.