
Görünürde bir çuval çöp, içinde bir ömür “keşke” diyen hayatlar… Her biri başka bir sokağın köşesinde, başka bir takvim yaprağında takılı kalmış. Kimisi yarım kalan bir eğitimin, kimisi ertelenmiş bir evliliğin, kimisi hiç gelmeyen bir iş haberinin ağırlığını taşıyor.
Geride bıraktığımız sene, insanlara yoksulluğu değil; yoksunluğu öğretti. Paradan önce umudun tükendiği, güvenceden önce inancın çözüldüğü bir yıl oldu. Bu yüzden 2026’ya girerken yapıtımız şey bir planlama değil, bir vedalaşma idi aslında. Sessiz, gösterişsiz, alkışsız… Kimse belki bir bavul hazırlamadı ama herkes bir şeyleri geride bıraktı: umutlarını, cesaretini, “bir gün düzelir” diye sakladığı son iyi niyetini.
"Hoşça kal Leyla"...
Güven sadece sınır ötesinde değil, sınıfın mahremiyetinde de sorgulanıyor. Türkiye'de siyasi kutuplaşmanın ötesinde, nadir görülen bir toplumsal mutabakat alanı öğrenci mahremiyeti konusunda oluşmuş gibi. Sosyal medyada öğrencileriyle içerik üreten öğretmenlere yönelik disiplin ve ceza düzenlemesi, toplumun %63,7'si tarafından doğru bulunuyor. Bu mesele basit bir yasaklama değil, çocukların dijital dünyada birer "etkileşim nesnesi" haline getirilmesine karşı yükselen kolektif bir itirazı da temsil ediyor. Verilerdeki ideolojik spektrumun birleşmesi ise nadir doğa olaylarından birine işaret ediyor. Toplum, eğitim ortamının bir içerik üretim stüdyosuna dönüşmesine karşı ideolojik sınırları aşan bir barikat kurmuş durumda.
2025’ten 2026’ya devrettiğimiz ruh hali, sadece ekonomik bir daralma değil, toplumsal bir "kabuğuna çekilme" refleksi olarak okunmalı. Olası bir küresel savaşta net bir tarafsızlık talep eden ya da sınıfın mahremiyetini korumak için öğretmenlere getirilen sosyal medya yasağını destekleyen toplum, aslında aynı savunma içgüdüsüyle hareket ediyor: "Dışarıdaki gürültüden uzaklaşıp, elimizde kalanı korumak."
İşte bu yüzden Leyla’ya veda, basit bir ayrılık cümlesi değil; riskten, belirsizlikten ve hayal kırıklığından kaçıp "güvenli bir durağanlığa" sığınma kararıdır. Biz Leyla’yı sevmediğimizden değil; belirsizliğin sisi altında yarını göremediğimiz için, elimizde kalan son enerjiyi de hayal kurmaya değil, sadece o günü sağ salim bitirmeye harcamak zorunda kaldığımız için gittik 2025’ten.
Hoşça kal Leyla; çünkü biz şimdi, büyük umutların değil, sadece hayatta kalmanın o sessiz ve gösterişsiz telaşındayız…
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.