Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir…

04:0010/05/2026, Pazar
G: 10/05/2026, Pazar
Yusuf Kaplan

İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında bizim “varoşlarımızda” bir mahalleye gider, bir eve misafir olur. JOHN BERGER: TÜRK EVİ: CENNET Muazzam bir makaleyle döner ziyaretinden, gözlemlerini enfes bir makaleye döker: “Türk evi: Cennet”: Makalesinin başlığı budur Berger’in. Nasıl başlık ama! Muhteşem, değil mi? Nereden nereye? Şimdi Türk evi’nin yerinde yeller esiyor: Aile çökmenin eşiğine geldi. “Cennet”, cehenneme dönüşmek üzere… AİLE BAKANLIĞI: AİLE’NİN ALTINI OYAN DİNAMİT!

İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında bizim “varoşlarımızda” bir mahalleye gider, bir eve misafir olur.


JOHN BERGER: TÜRK EVİ: CENNET

Muazzam bir makaleyle döner ziyaretinden, gözlemlerini enfes bir makaleye döker: “Türk evi: Cennet”: Makalesinin başlığı budur Berger’in.

Nasıl başlık ama!

Muhteşem, değil mi?

Nereden nereye?

Şimdi Türk evi’nin yerinde yeller esiyor: Aile çökmenin eşiğine geldi. “Cennet”, cehenneme dönüşmek üzere…


AİLE BAKANLIĞI: AİLE’NİN ALTINI OYAN DİNAMİT!

Dürüst olalım ve hakikati ifade edelim: Ailenin çöküşünün gerisinde hükümetin tartışmalı aile ve kadın politikalarının rolü var.

Hükümet, bir yandan kadının iş hayatındaki rolünün artırılmasıyla övünüyor ama öte yandan da ailenin çökmesinden yakınıyor!

Ne yaman çelişki: AK Parti muhafazakâr parti, seküler-liberal bir parti değil, değil mi? Yanlış mı biliyorum?

AK Parti, aileyi koruyacak stratejiler geliştirmek zorunda: Kadının iş hayatına değil ev hayatına atılmasının yollarını bulursa anlamlı bir politika izlemiş olur.

Mahinur Özdemir Bakanımız, en yetkin, en donanımlı ve aile üzerinde özenle titreyen Aile Bakanımız, bence. Nafaka konusundaki gayretleri, sosyal medya kullanımının yaşının düşürülmesi konusundaki özel çabaları güzel icraatları. Ama onun da nefesi yetmiyor bazı radikal kararların alınmasına, diye düşünüyorum.

Ama Bakanımızın gelişinden önce Bakanlığın aileyi çökerten türlü feminist şebekelerin kontrolüne girdiği görüldü.

Bakanlığın aile ile ilgili aldığı kararlar, AB uyum yasaları vesaire çerçevesinde yapılan düzenlemeler, kadının beyanının esas olması, haksız / zorba nafaka uygulaması, vb gibi uygulamalar, ailenin daha fazla kan kaybetmesine, yuvaların dağılmasına, boşanmaların hızla artmasına yol açtı…

Sonuçta, Aile bakanlığı, ailenin altını oyan dinamite dönüştü!


AİLENİN ÇÖKMESİNE YOL AÇAN DİĞER FAKTÖRLER…

Ailenin çökmesine yol açan başka faktörleri şöyle özetlemek mümkün:

* Medyaların hedonizmi ve egoizmi kutsayan, aileyi aşağılayan, boşanmayı kışkırtan ve aileleri kurşuna dizen çarpık ilişkileri ve sapkın kişileri süblime eden iğrenç dizileri,

* Reytinge tapan ruhsuz televizyoncuların Anadolu inanını aşağılayan, aileyi karalayan ve boşanmaları kışkırtan kadın kuşağı programları, popüler kültürün yoz ve yozlaştırıcı ürünleri etkili oldu.

12 yıl zorunlu eğitim, meslek liselerini çökmenin eşiğine getirdi, endüstriye büyük darbe vurdu, toplumun sosyolojisini bozdu: Ülke, Afganistan’dan çoban getirmek, Türk cumhuriyet-lerinden hizmet sektörüne eleman ithal etmek zorunda kaldı! Bu ne demek biliyor musunuz? En fazla bir kulaklık zaman dilimi içinde büyük şehirlerimizde yabancı uyrukluların yaşadığı gettoların zuhûr etmesi, Paris’i, Londra’yı, New York’u aratmayacak sokak şiddetinin patlak vermesi demektir bu.


AİLEYİ KURTARAMAZSAK ÜLKEYİ KURTARAMAYIZ!

Nüfusunu yitiren bir ülke nüfûzunu da yitirir.

Dünyada demografi savaşları yaşanıyor pandemi’den bu yana!

Ailenin çöktüğü bir ülkede nüfus da çöker.

Aileyi kurtaramazsanız, nüfusu aslâ kurtaramazsınız.

Öyleyse işe aileden başlanacak…

Zorunlu alanlar dışında kadın anne olacak, yuva kurulacak, anne anne, baba baba rolünü oynayacak. Ev cennet olacak yeniden.

Dünyada ailenin en güçlü olduğu ülke Türkiye idi; hâlen de öyledir. Ama aile büyük darbe yedi: toplum sekülerleşti, ülke plansız kentleşti: ruhsuz, kimliksiz, kişiliksiz kentler ve aileleri apartman dairelerine hapseden yerleşim hücreleri, kafesler yapıldı.

Ülkenin en zor zamanlarında, kriz ve âfet zamanlarında güçlü aile yapımız, toplumun ve ülkenin çökmesini önledi. Ama artık bu betonlaşmayla birlikte bunlar yük ölçüde hayal oldu. Bunun en son ve ürpertici örneği 6 Şubat Kahramanmaraş Depremi’mde yaşandı.


ASIL DEPREM, AİLEDE YAŞANAN DEPREM!

6 Şubat Kahramanmaraş Depremi, ailede yaşanan depremin, toplumun sekülerleşmesinin toplumu nasıl uçurumun, çıkmaz sokağın eşiğine getirip bıraktığını gösterdi. 6 Şubat Depremi, jeolojik değil, sosyolojik deprem olarak büyük yıkıma yol açtı: Büyük şehirler başta olmak üzere, kira fiyatları vahşice arttı, ülkede ürpertici bir iskan-mesken sorunu zuhûr etmesine yol açtı: Sosyolojinin çöküşü!

Hâsılıkelâm: Aile korunmadığı sürece, evlilik oranlarının ve nüfusun aşağıya doğru fırlaması, aile içindeki çatışmaların zıvanadan çıkması ve yuvaların yıkılması, çocukların annesiz-babasız büyümesi, şiddete sürüklenmesi önlenemez.

Vesselâm.

#aile
#toplum
#Yusuf Kaplan