Çocuklar aslında neye ağlıyor?

Aybike Eroğlu
Aybike Eroğlu
04:0028/04/2026, Salı
G: 28/04/2026, Salı
Yeni Şafak
Arşiv.
Arşiv.

Mutfakta yemek yaparken içeriden yükselen o çığlık sesiyle irkiliyorsunuz. Koşarak yanına gittiğinizde çocuğunuzu elinde ikiye bölünmüş bir kurabiyeyle hıçkıra hıçkıra ağladığına tanık oluyorsunuz. Pek çok ebeveyn bu anlarda refleks olarak, 'Bu kadar küçük şeye de ağlanmaz ki' diyor. Yaşanan öfke nöbetinin göründüğünden çok daha derin bir anlam taşıdığını belirten Uzman Çocuk Gelişimci Büşra Yüksel, “Burada asıl mesele kurabiye değil, biriken duyguların çıkış yolu bulmasıdır" dedi.

Kırık Kurabiye Sendromu, ebeveynlerin sıkça rastladığı ancak adı konulmamış öfke anlatım yolu.

Çocukların sıkça kullandığı bu yöntemi zaman zaman ebeveynler anlamakta zorlanıyor.

Mesela mutfakta yemek yapan bi anne, aniden ağlamaya başlayan çocuğuna bir şey mi oldu diye endişe ederken, minik ellerin arasında ikiye bölünmüş bir kurabiyeyle karşılaşabiliyor. Çocuk gözyaşları içinde kurabiyeyi gösterirken, anne ise, bu durumda ‘alt tarafı bir kurabiye, bu kadar küçük şeye de ağlanmaz ki’ şeklinde tepki veriyor. Çocukların o an kurabiyeye ağlamadığını belirten Uzman Çocuk Gelişimci Büşra Yüksel, gözyaşlarının görünenden çok daha derin bir anlam taşığını söyledi. Yüksel, "Çocuk o an kurabiyeye ağlamıyor. Yaşanan şey çocuğun içinde biriken duyguların bir çıkış yolu bulması" dedi.

SUSTURULMUŞ DUYGULARA AĞLIYORLAR

Çocukların bir anda yaşadığı öfke nöbetlerine dikkat çeken Yüksel, “Çocuk o an kurabiyenin kırılmasına değil, gün içinde biriktirdiği hayal kırıklıklarına, yorgunluğa ya da susturulmuş duygularına ağlıyor. Kurabiye, bu süreçte son damla, yani bir nevi bahane oluyor” diye konuştu.

DUYGUSAL TOLERANS DÜŞÜYOR

Duyguları sürekli bastırılan veya susturulan çocuklar başta olmak üzere her ağladığında dikkati başka yöne çekilerek oyalanan çocukların kırık kurabiye krizlerini daha sık yaşadığına dikkat çeken Yüksel, “Ebeveyninin her sorununu çözdüğü, hayal kırıklığıyla hiç baş başa kalmayan çocukların en belirgin özelliği, duygusal toleranslarının düşük olması. Yetişkinler için önemsiz görünen küçük aksilikler, o duyguyla kalmayı öğrenememiş çocuk için devasa bir sorun oluyor” şeklinde anlattı.

Büşra Yüksel

KRİZİ ÇÖZECEK ALTIN ÖNERİLER

Bu tablonun şımarıklık olmadığını vurgulayan Yüksel, çocukların da duygularını boşaltma ihtiyacı duyduğunu belirterek, kriz anları için şu tavsiyelerde bulundu: “Sorunu çözmeyin. Üzüldüğünü anlıyorum demek, sorunu çözmeye çalışmaktan çok daha değerli. Küçümsemeyin, sizin için küçük olan çocukların dünyasında çok büyük olabiliyor. Çocukların duygularını kendi ölçülerinizle yargılamayın. Kurtarıcı olmayın, bazen bırakın o duygunun içinde kalsın. Her sorunu onun yerine çözmek zorunda değilsiniz. Güven verin, ağlayabilirsin ben buradayım cümlesi, çocuğu zayıf değil, duygularını yönetebilen güçlü bir birey yapar” değerlendirmesi yaptı. Yüksel, ebeveynlerin kriz anlarında denge kurması gerektiğini vurgulayarak, “Empati kurmak, her dediğini yapmak değildir. Hem anlayan hem de sınır koyan ebeveyn olun."

O sesi susturmayın!

  • Çocukların sadece anlaşılmak değil, aynı zamanda o yoğun duyguları yaşarken elinden tutulmak istediğini anlatan Yüksel şöyle konuştu: “Bir gün çocuğunuz bir kurabiye için ağlarsa, susturmak için acele etmeyin. Bir adım geri çekilin. Size anlatamadığı bir duygunun o seste saklı olduğunu unutmayın. O sesi duyduğunuzda, çocuğunuz gerçekten büyümeye başlayacak.”


#sağlık
#toplum
#hayat