
1928 yılında gerçekleşen alfabe değişimi, rahmetli Teoman Duralı hocamızın da ifade ettiği gibi, bir “kültür soykırımı”dır. Bu değişim, yalnızca yazı sistemini değil, aynı zamanda dilin doğal akışını da köklü biçimde etkilemiş; dilin tarihsel sürekliliğinde ciddi kırılmalara yol açmıştır. Dil Encümeni vasıtasıyla çok sayıda kelime türetilmiş, bunların bir kısmı kullanıma girmiş, bir kısmı ise yalnızca öneri olarak kalmıştır. Örneğin “vali” yerine Türkçeye daha “uygun” olduğu düşünülen “ilbay” kelimesi önerilmiş ancak karşılık bulmamıştır. “Kelime” yerine önerilen “sözcük” ise bugün hâlâ her iki biçimiyle de kullanılmaktadır.
1930’lu yıllarda kültür alanında yaşanan bu köklü dönüşüm ve kırılma, günümüzde de Türkiye’nin kültür-sanat ortamındaki temel ikilemlerin merkezinde yer almaya devam etmektedir. Bu meseleye hassasiyetle yaklaşanlar, tutumlarını buna göre belirlemeye çalışmaktadır. Geleneğin ne olduğu, nasıl tanımlanması gerektiği ve hangi sınırlar içinde ele alınabileceği hâlâ tartışma konusudur. (Tam da bu noktada, “gelenek” kelimesinin 1945’ten itibaren, İsmet İnönü’nün Fransızca tradition kelimesine karşılık olarak önermesiyle dolaşıma girdiğini hatırlatmakta fayda var.)
12 Temmuz 1932 tarihinde Atatürk’ün talimatıyla kurulan Türk Dili Tetkik Cemiyeti, bugün anayasal bir kurum olarak Türk Dil Kurumu adıyla, Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu çatısı altında faaliyetlerini sürdürmektedir. Türk Dil Kurumu, her dönem yürüttüğü çalışmalarla farklı kesimlerin eleştirilerinin odağında olmuştur. En görünür çalışması olan Güncel Türkçe Sözlük’ün son baskısında yer alan bir kelime nedeniyle ilgili maddenin çıkarılarak o sayfanın yeniden basılması, bu tartışmaların yakın tarihli örneklerinden biridir. Şahsi kanaatim, mevcut edisyonun bir an önce yeniden ele alınması ve sözlük genelinde tutarlılığın sağlanması yönündedir. Ancak bundan da önce, sözlüğün yeni edisyonlarıyla ilgili çok daha önemli ve elzem bir adımın atılması gerektiğini düşünüyorum.
Her şeyden önce, dil yaşayan bir varlıktır. Teknolojinin hızlı gelişimi neticesinde sürekli olarak yeni kavramlar ve yeni ihtiyaçlar ortaya çıkmaktadır. Sözlüğün de benzer şekilde bu kavramlara ve kelimelere hızlıca yer vermesi, yanlış kullanımların ve anlam kaymalarının önüne geçecektir. Bu sebeple, sozluk.gov.tr adresinde yer alan çevrim içi versiyonun düzenli ve sürekli biçimde güncellenmesi gerekmektedir.
Mevcut edisyon yeniden ele alınırken, önceki baskılarda yer alıp daha sonra sözlükten çıkarılan kelimelerin de tekrar değerlendirilmesi elzemdir. Sosyal medyada dile getirilen çeşitli eleştiriler gerekçe gösterilerek, kelimelerin bazı anlamlarının sözlükten çıkarılması kabul edilebilir bir durum değildir.
Bütün bu hususları, geçtiğimiz günlerde Türk Dil Kurumu’nun 2025 yılının kelimesi/kavramı olarak ilan ettiği “Dijital Vicdan” başlığına ilişkin yaptığı açıklama vesilesiyle yeniden hatırlatma ihtiyacı duydum. Dile ilişkin en yüksek hassasiyete sahip olması gereken bir kurumun, kendi hazırladığı sözlükte madde olarak yer almayan kelime ve kavramları resmî bir metinde kullanması kabul edilebilir değildir.
Örneğin açıklamada tırnak içinde kullanılan “içerik üretmek” ifadesi, Güncel Türkçe Sözlük’te bugünkü kullanımıyla karşılık bulan bir maddeye sahip değildir. Benzer şekilde, açıklamada geçen “pasifize etmek” ifadesi şu şekilde kullanılmıştır:
“Bu durum, bireysel duyarlılığı pasifize ederek vicdanı ‘tıklanabilir bir işlem’e indirgemektedir.”
Bu cümleyi okuyan bir kişi, “pasifize etmek” fiilinin ne anlama geldiğini ancak Kubbealtı Lugati gibi başka bir kaynağa başvurarak öğrenebilmektedir. Kelimeyi tırnak içinde kullanmak, Türk Dil Kurumu’nun sözlükteki eksikliğini telafi etmeye yetmemektedir.
Son olarak Türk Dil Kurumu yetkililerine bir öneride daha bulunmak istiyorum: Güncel Türkçe Sözlük’ün yeni edisyonu ne zaman hazırlanırsa hazırlansın, lütfen metinlerinin büyük çoğunluğunu İngilizce kaleme alan Elif Şafak’tan örnek cümlelere yer verilmesin.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.