Kısa bir haber: “İsrail hapishanelerinde en uzun süre kalan Filistinli tutuklulardan Mâhir Yûnus, 5 Temmuz Pazar sabahı, 68 yaşında vefat etti. Son zamanlarda sağlık sorunları yaşayan Yûnus, hapishanede oldukça zor şartlar altında tutulmuş ve sıhhatini tümüyle yitirmişti…”
Mâhir Yûnus’un vefat haberi böyle kısacık, ancak hayat hikâyesi ve yaşadıkları -mensup olduğu milletin kaderini tek başına temsil edercesine- uzun ve acı doluydu:
Tam adıyla Mâhir Abdullatîf Yûnus, 6 Ocak 1958’de Hayfâ’nın güneyindeki Müslüman Arap köyü Âra’da dünyaya geldi. Fakir ama eğitime önem veren bir ailenin evladıydı. Yaşadıkları bölge 1948’de Siyonistler tarafından işgal edildiği için, Mâhir’in çocukluk ve gençlik yılları işgalcilere karşı mücadeleyle geçti. Babası Abdullatîf de defalarca gözaltına alınmış, hatta bir dönem hapis yatmıştı.
Yâser Arafat liderliğindeki Fetih Hareketi’nin aktif bir üyesi olan Mâhir Yûnus, 26 Kasım 1980 günü Avraham Bromberg adlı İsrail askerinin öldürülmesiyle alakalı davada suçlu bulunarak 1983’te ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. 25 yaşındaki Mâhir Yûnus’la birlikte kuzeni Kerîm Yûnus ve farklı yaşlarda 13 Filistinli daha hapishaneye yollanmıştı. İşgal altındaki Golan Tepeleri’nde konuşlu askerî üsten Zikron Yaakov Yahudi kolonisindeki evine giderken pusuya düşürülen Bromberg, Filistinliler açısından her bakımdan meşru bir hedefti.
Fiziksel işkencenin ve tacizin her türlüsüne katlanarak, tam 40 yıl boyunca demir parmaklıkların ardında tutulan Mâhir Yûnus, nihayet 19 Ocak 2023 günü özgürlüğüne kavuştu. Kendisinden iki hafta önce de kuzeni Kerîm serbest bırakılmıştı. İsrail, Mâhir Yûnus’un Filistin halkı nezdinde kazandığı popülarite ve sempatiden öylesine çekiniyordu ki, onu Beerşeva’daki hapishanenin ana kapısından tahliye etmek yerine, “medyanın ilgisini çekmemesi için” uzaktaki bir kavşağa bırakmayı seçmişti.
Köyünde binlerce hemşerisi tarafından alkışlarla ve sloganlarla karşılanan Mâhir Yûnus, ilk iş olarak yaşlı annesiyle kucaklaşıp onun elini öptü. Babası 2008’de vefat etmiş, ancak İsrail işgal güçleri cenazeye katılması için kendisine izin vermemişti. Hapisten çıktıktan sonra hakkında açılan başka davalarla ve birtakım resmî prosedürlerle uğraşmak durumunda kalan Yûnus, yaşadığı sağlık problemlerinin ardından geçtiğimiz pazar günü fani dünyaya veda etti. Dile kolay, 68 yıllık ömrünün sadece 28 yılını özgür olarak geçirmişti. İşgal altındaki bir ülkede özgürlük ne kadar olabilirse…
Sabır, metanet ve direniş unsurlarının dışında, Mâhir Yûnus’un öyküsünde bilhassa vurgulanması gereken iki husus daha var:
Üyesi olduğu siyasî hareket -Mahmûd Abbâs liderliğindeki Fetih- Yûnus’un hapiste bulunduğu süre zarfında öylesine büyük ideolojik ve fiilî dönüşümlere uğradı ki, bugün bir İsrail askerinin Fetih mensuplarınca öldürülmesine asla ihtimal ve imkân yok. Fetih, artık İsrail işgaliyle yan yana ve sorunsuz şekilde yaşayan hantal bir bürokratik örgütlenmeden fazlası değil. Aynı tanım, Fetih’in büyük ortak olduğu Filistin Kurtuluş Örgütü’nün tamamı için de rahatlıkla yapılabilir.
İkincisi, Mâhir Yûnus’un içine dâhil bulunduğu “1948 Arapları”, kâğıt üzerinde İsrail vatandaşı. Siyaset, ticaret, seyahat vb. hakları olmak bakımından, İsrail tarafından Filistin’in diğer parçalarından sistematik şekilde ayrılan 1948 Araplarının nüfusu bugün 2 milyonu -İsrail nüfusunun beşte birini- çoktan aşmış durumda. Filistin’i fiziksel olduğu kadar ekonomik, siyasî ve hatta ideolojik açıdan da bölmeye odaklanan İsrail, kendi vatandaşı olan bu Arap nüfusu “konfor ve haklar yoluyla asimile etme” politikası uyguluyor. Bir yandan da Filistinliler arasında uyuşturucuyu yaygınlaştırmak, rekabet ve çatışmaları körüklemek, muhbirler ve ajanlar ağıyla iç düşmanlıkları derinleştirmek gibi yöntemleri kullanmayı ihmal etmiyor.
İşte Mâhir Yûnus ve benzeri figürlerle, onlardan ideolojik olarak apayrı bir yerde duran Râid Salâh ve arkadaşları, aynı anda hem İsrail işgaliyle hem de işgalin kendi halklarına dayattığı türlü zorbalıklarla mücadele etmeye çalışıyor. Dışarıdan bakıldığında, Filistin davasının en gölgede kalan ve en az bilinen kısmı da herhalde burası.


Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.