Bu eller ne yapıyor? Ya da yapay zekâya maharet öğretmek...

Fatma Barbarosoğlu
Fatma BarbarosoğluYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 07/07/2026, Salı • Yeni Şafak Haber Merkezi
Bu eller ne yapıyor? Ya da yapay zekâya maharet öğretmek...
Arşiv.

TRT’li günlerde Cenk Koray’ın sunduğu, bütün pazar öğleden sonrasını kaplayan Pazar Stüdyosu programında çok kısa sürmüş bir bölüm vardı. Muhtemelen hatırlayan çok azdır. Herkesin aklında Erkan Yolaç’ın sunduğu “Evet/ Hayır” yarışması, Cenk Koray’ın sunduğu “Kutuyu Açma” yarışması kalmıştır. Benim hafızamda yer etmiş yarışma şöyleydi: Yapılan eylemin sadece bir kısmını gösteren bir video seyrettirilir, sonra da “Burada ne yapılıyor?” sorusu sorulurdu? Doğru cevap nadiren olurdu. Birkaç gün önce sosyal medyada karşıma bir video çıktı. Görüntü şöyle: İlk önce devasa iki kıskacı, sonra da bu kıskaçların çamaşır katladığını görüyoruz. Sonra o devasa aparatların bir insanın ellerinin üzerine takılı olduğu bileği görüyoruz. Kamera, kıskaçlardan bileklere, bileklerden omuza ve nihayet başa doğru çıkıyor. Çamaşır katlama işini yapanın alnında takılı bir alet, dikkatli bakınca bunun bir bant yardımı ile kafaya takılmış cep telefonu olduğunu fark ediyoruz. Tanık olduğumuz bu görüntüler, Hindistan’da başlayan yeni bir sektörün iş yapma şekli. Yapay zekâ yazılım ile el becerileri kazanamadığı, ancak görerek öğrendiği için insanların günlük hayatta elleri ile yaptıkları her bir eylem kameralara alınıyor ve Yapay zekâ için veri oluşturuluyor.

Haberin başlığı “Hintli Kadınlar ev robotları için hareketlerini kayda alıyor”. Patates soyarken, toz alırken, çamaşır katlarken. Maksat makinelere fiziksel dünyanın nasıl işlediğini öğretmek. Fiziksel dünyanın nasıl işlediğini öğrenmesi için insanların gözünden çekilen görüntüler toplanıyor. Sensörler de el, bilek ve bacak hareketlerini takip ediyor. Robotların maharet ve becerilerini geliştirebilmesi için milyonlarca saatlik “birinci şahıs” görsel verisine ihtiyaç var.

Video habere inanacak olursak kadınlar saati iki dolardan iş yapıyor olmaktan mutlu. Şimdiye kadar yaptığı ev işine hiç değer verilmez iken şimdi hem işini yapıyor hem de parasını kazanıyor. Yaptıklarını sekiz saat kayda alıyor ve on altı dolar kazanıyorlar. Belli ki bu rakam Hindistan için kıymetli.

Yapay zekâ ile ilgili bütün haberler “iyimser” bakış açısı ile yapılıyor. Hem bu işi yapıp hem de endişe duyanların duygularından haberdar olmak için aynı haberin devamını yazılı basından takip etmek gerekiyor. Gündelik eylemlerini Yapay zekâ için kayda alan bir kadın yaptığı işi “katlanılabilir” bulmakla birlikte “Sanki sürekli kamera ile yaşıyormuşum gibi hissediyorum” diyor. Fabrikada yapmakta olduğu işi yapay zekâ için kayıt altına alan işçilerin yaşadığı trajedi ise vidolara hiç yansımıyor: “Kendi mezarımı kazıyor gibiyim.” “Robotlar yerimizi aldığında bize kim para ödeyecek?” Yaptığı ev işini kameraya alanlar ile fabrikada yaptığı işi kameraya alanlar neden aynı memnuniyet paydasında buluşmuyor? Fabrikada çalışanlar yakın gelecekte iş öğrettikleri yapay zekânın mesleklerini ellerinden alacağının farkında. Can yakan soruları şu: “Robotlar yerimizi aldığında bize kim para ödeyecek?” Hindistan’ın kırsal kesiminde ev işi yaparken kendisini kayda alan kadınlar fabrika işçileri kadar endişe duymuyor. Şimdiye kadar yaptıkları iş hiç değer görmez iken şimdi aynı işi kafalarına taktıkları kamera ile kayıt altına alarak yapmaları karşılığında para kazanıyor olmaktan mutlular.

Ev işinin nankörlüğü evdeki kadına “Sen ne yapıyorsun ki! Bulaşıkları, çamaşırları makine yıkıyor zaten.” cümlesi ile sıkça hissettirilirken, artık kadının yaptığı “normal ev işi” yapay zekâ şirketi için kıymetli bir bilgiye dönüşmektedir.

Çünkü robotlar için ev işi, karmaşık bir bilgidir. Böylece daha önce değeri bilinmeyen, ekonomik karşılığı olmayan kadının ev içi deneyimi, “kıymete binmiş”tir. Feminist bilgi kuramının üzerinde durduğu, kadınların ev içinde ürettiği emeğin ve bilginin görünmez kılındığına dair eleştirileri, yapay zekâ çağında paradoksal biçimde görünmeyen bilginin veri haline getirilerek ona bir “değer” biçilmesine evrilmiştir. Yapay zekâ insanların farkında bile olmadığı örtülü/zımnî bilgiye (tacit knowledge) talip. Örtülü ya da örtük bilgi kitabi bir bilgi değil. Okuyarak, eğitim alarak öğrenilemeyen usta-çırak ilişkisi, gözlem ve pratik yapılarak kazanılmış olan bilgiler.

Ev robotlarına maharet kazandırabilmek için insanın gündelik eylemlerinin kayda alınmasını, Michael Polanyi’nin “söylediğimizden daha fazlasını biliriz” önermesi eşliğinde düşündüğümüzde… Her zaman kolaylıkla mahir bir şekilde yaptığımız eylemleri, mesela yemek pişirme eylemini çok da kolaylıkla anlatamadığımızı fark ederiz. Özellikle annelerimizin kuşağında yemek ile ilgili sorduğumuz sorular havada kaldığı için bizim kuşak kitabi olana yönelme eğilimi göstermiş, “soğanlar pembeleşinceye kadar kavurun” tarifiyle ülkemizde mor soğan kullanılmadığı için acemilik devresinde epey soğan yakmıştır.

Eskiden bir kız çocuğu annesinin mutfağında büyürdü. Öğrenme sohbet ederek, izleyerek, çocuğa verilen küçük görevlerle olurdu. Mesela hamur yoğrulurken minik bir hamur parçası verilir çocuk da kendi gücü yettiği kadarıyla o minik hamur parçasını eğip bükerek yoğurmaya çalışırdı.

Yemek yapma vidolarında gördüğümüz Z kuşağına yemek yapmayı öğretemeyen anne öfkesi olmazdı. Çünkü o vidolardaki genç kızlar, hayatları boyunca yemek yapılırken mutfağa alıcı gözüyle bakmadıkları için bütün mutfak eşyalarına, onlarla yapılan eylemlere uzaydan gelen yabancı mesafesinde duruyor. Anne kızına bir şey öğretemediği için öfkeleniyor. Kız annesinden bir şey öğrenmenin mümkün olmadığını düşünerek sosyal medyanın yemek vidolarını seyretmeye gidiyor. Video annesinin bir defada aktarmadığı bilgiyi aşama aşama aktarıyor. Seyrediyor. Seyrediyor. Seyrettiğini yapanlar, genellikle zaten yemek yapanlar oluyor. Hayatında hiç yemek yapmamış olanlar, videoları seyredip sonra uygulamadan kendine yemek sipariş ediyor.

Yemeği sosyal medyadan değil de bir insandan öğrenmek hayatı öğrenmektir esasında. Acele etmemek gerektiğini, yemeğin kokusundan çiy ya da pişmiş olduğunu hissetmeyi, eksik malzeme ile yemeğin yine de yapılabileceğini sadece bir insan anlatabilir.

Kafasında kamera ile mutfakta yemek yapan Hintli kadına yaptığı eylemler tekrar tekrar soruluyor:

“O tuzu niye şimdi attın?”

“Öylesine.”

“Yemeğin piştiğini nasıl anladın?”

“Kokusundan.”

“Ocağın altını niye şimdi kıstın?”

“Kısmam gerekiyordu da ondan.”

Bu cevapların yapay zekâ için bir kıymeti yok. Çünkü yapay zekâ sezgiye sahip değil.

Dolayısıyla yapay zekâ şirketleri için veri toplayan firmanın araştırmacıları eylemini kayda alan kadına tekrar tekrar ne gördüğünü ne hissettiğini, hangi işaretleri fark ettiğini, kararını nasıl verdiğini soruyor. Mesele, insanda kayıtlı olan örtük bilgiyi veri haline, yani açık bilgiye dönüştürmek. Hindistan’da yapay zekâ şirketleri kadınların kamerayla ev işi yaparken görüntülerini alırken robotlar için süreci takip edilebilir kılmaya çalışıyor. İnsan bu işi tam olarak hangi mikro hareketlerle yapmaktadır? Görüntünün açısı beğenilmediğinde tekrar ettiriliyor.

İnsan çoğu zaman rutin olarak yaptığı işin farkında değildir. Özellikle zanaat gerektiren işleri yaparken bu işleri ustasından öğrendiğinden bir sürecin içinde bir bütün olarak öğrenmiştir. Richard Sennet, Zanaatkâr isimli muhteşem eserinde zanaatkârlığın teknik bilgi olmadığını, el, göz ve zihnin birlikte çalışmasıyla oluşan bir düşünme biçimi oluğunu söylüyor. Dolayısıyla el becerileri, sadece izleyerek/seyrederek öğrenilmez. Tekrar edilir, yanlış yapılır, başa dönülür, düzeltilir. Kişi yapılan işi hissetmeyi öğrendiğinde, yani zihin ile beden birlikte yol almaya başladığında ürün ortaya çıkar.

Velhasıl ellerimizle yapabildiğimiz her eylem, her iş, kıymetli.

Yorumlar
Avatar

Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026