Nefesler tutuldu CHP tarih yazıyor

04:0012/06/2026, Cuma
G: 12/06/2026, Cuma
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Mehmet Şeker

Parti içinde -tabire cevaz varsa- kan gövdeyi götürüyor. Genel merkez binasında cam çerçeve indirildi, koltuklar havada uçuştu, gelenlerin ayağını kaydırmak maksadıyla yerlere sıvı sabun döküldü. Ülkenin siyasî tarihinde ilk defa bir parti genel başkanını parti binasına almamak için direniş yaşandı. “Gelirse içeri sokmayız, binayı terk etmeyiz” açıklamaları yapıldı. Her yerde aralıksız “Hain Kemal” sloganları atıldı. Aynı çirkin slogan parti içinde duvara yazıldı. Alenen, bağıra bağıra bela okundu.

Parti içinde -tabire cevaz varsa- kan gövdeyi götürüyor.

Genel merkez binasında cam çerçeve indirildi, koltuklar havada uçuştu, gelenlerin ayağını kaydırmak maksadıyla yerlere sıvı sabun döküldü.

Ülkenin siyasî tarihinde ilk defa bir parti genel başkanını parti binasına almamak için direniş yaşandı.

“Gelirse içeri sokmayız, binayı terk etmeyiz” açıklamaları yapıldı.

Her yerde aralıksız “Hain Kemal” sloganları atıldı. Aynı çirkin slogan parti içinde duvara yazıldı. Alenen, bağıra bağıra bela okundu.

“Namussuz” gibi rezilce ifadeler kullanıldı.

Parti ikiye bölünme aşamasına geldi.

Geriye bir tek idam sehpası kurulmadığı kaldı.

*

Meclis’te oda savaşına tutuşmak, genel başkan odasına çöreklenmek…

Aynı gün, aynı saatte, iki ayrı yerde miting yapmak…

TBMM’de grup toplantısında güreşe tutuşmak…

Yargı kararını tanımamak…

Bütün bu tuhaflıklar 2026 CHP’sinde yaşanıyor.

1071’de Malazgirt ovasında karşı karşıya gelen iki ordu gibiler.

1402 yılında Ankara savaşında Sultan Yıldırım Beyazıt ile Emir Timur arasında bu kadar gerginlik yoktu.

*

Fakat Kemal Bey çok iyimser, çok yumuşak, çok olumlu mesajlar yazıyor.

“Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz. Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız…”

*

Aileye bak! Yürüyüşe bak!

Farklı fikirlerle zenginleşerek büyüyorsanız, kamuoyu desteği niye günden güne azalıyor, parti niye küçülüyor?

Rakip değilseniz, bu düello havası nereden geldi?

Ortada rüzgârdan yuvarlanan toparlak dikenler neyin nesi?

Bu kovboy müziğini çalan kim?

Nefesler niye tutuldu?


KAVALA DEVREDEYSE

Zafer Şahin yazdı. CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 5 Haziran Cuma günü öğle saatlerinde Silivri’de Ekrem İmamoğlu ve Osman Kavala’yı ziyaret etmiş.

Adı her anıldığında ilkin DEM vekili sandığım fakat sonradan CHP’li olduğunu hatırladığım Sezgin Tanrıkulu, sonradan Zafer Şahin’i aramış.

Görüşmede siyaset konuşmadıklarını, aralarında eskiye dayanan dostluk olduğunu söylemiş ve “Ben niye Kavala ile yeni kurulacak partiyi konuşayım?” demiş. Konuştukları konu siyaset değilse, başka bir şeydir.

Cumayı beraber kılmak içindir diye fikir yürütemeyiz, havada kalır.


YOL AYRIMI

Görüşler muhtelif… Bir kesim “Ayrılalım, yeni bir parti kuralım veya seçime girmeye hak kazanmış durumdaki bir partiyi sahiplenelim. Öyle yol yürüyelim” görüşünde.

Diğer kesim ise “Partide kalalım, mücadeleye devam edelim, yönetime gelmenin yolunu bulalım” tezini savunuyor.

*

Tam anlamıyla yol ayrımı manzarası.

Yol ayrımı deyince, Kemal Tahir’le beraber Mut’tan bir türkü geliyor akla.

“Derenin oylumuna/ Kuş konar yaylımına/ Sarılalım sevdiğim/ Geldik yol ayrımına...”

Fakat Özgür Bey’in sarılmak gibi bir niyeti olduğunu düşünemeyiz. Abes kaçar. Zaten hiç mutlu görünmüyor. Çok öfkeli, çok gergin.

Devamındaki sözler ise duruma cuk oturan cinsten.

“Karşıda kara kedi/ Ağzında keklik eti/ O yâr benim olmazsa/ Yıkarım memleketi…”

“O yâr” kısmını “parti” olarak anlamak gerek elbette.

*

Hakikaten Özgür Bey’in ne yapacağına karar vermesi hiç kolay değil. Sıkıntısını anlamak için iki dakikalık empati yeter.

Patrondan gelen talimat ayrılma yönünde.

Fakat rivayete göre Özgür Bey şu günlerde hep aynı şarkıyı dinliyor. Döndürüp döndürüp dinlediği şarkının hangisi olduğunu öğrendik.

“Devlerin aşkı büyük olur/ Ya dağlar yerle bir olacak/ Ya kıyametler kopacak/ Ya da dünya batacak/ Senden öyle ayrılacağım…”

Gönlünden böyle geçse de… Partiyi bırakmak istemese de… Giderken gözleri dolsa da… Ayakları dirense de…

Şartlar yolu belirler. İstemeye istemeye ayrılmak zorunda kalabilir. Patronun patronluğu nerede kalır onun talimatına aykırı hareket ederse?

#siyaset
#chp
#Mehmet Şeker