
Henüz 10 yaşındaydım...
Sabahın çok erken saatlerinde, televizyonun karşısına geçiyordum. Okula gitmem gereken günlerde gitmiyordum. Nedeni Milli Takım ve futboldu. 2002 Dünya Kupası'nın o büyülü günlerinde milyonlarca çocuk gibi ben de bir hayalin peşinden sürükleniyordum. Kazanılan her maçta sokaklar bayram yerine dönüyor, her golde evlerin içinden yükselen sevinç sesleri birbirine karışıyordu. O günlerde futbol sadece futbol değildi. Bir milletin ortak heyecanı, ortak duası, ortak umuduydu.
Aradan tam 24 yıl geçti, hayat değişti, şehirler değişti, insanlar değişti. Ama bazı hayaller hiç değişmedi. Yıllar öncesinde televizyon karşısında oturan o çocuk bugün artık büyüdü. Yıllardır özlemini çektiğimiz Dünya Kupası yeniden kapımızı çaldığında ise bu kez ekranın karşısında değil, hikâyenin tam merkezinde yer alıyor.
Amerika'dayım. Bir zamanlar yalnızca izlediğim organizasyonun içindeyim artık. Bu kez seyirci olarak değil, haber verenlerden biri olarak. Gol sevincini haberleştirmek, antrenmanları takip etmek, tribünlerin sesini duymak, sokakların heyecanını hissetmek ve bütün bunları memlekete ulaştırmak için buradayım. Belki de gazeteciliğin en güzel yanı budur. Çocukluk hayalleriniz bir gün mesleğinizle kesişebilir.
Bizler de kurumumuzun bize sunduğu bu büyük fırsat sayesinde Milli Takımımızla birlikte bu yolculuğun parçasıyız.
Önümüzde uzun bir maraton var.
Bir ay boyunca bazen binlerce kilometre yol gideceğiz, bazen sabahlara kadar çalışacağız, bazen de tarihe tanıklık edeceğiz.
Ama Dünya Kupaları zaten biraz bunun için vardır.
Sadece maçları değil, hikâyeleri de biriktirmek için...
Çünkü yıllar sonra kimse yalnızca skorları hatırlamaz. İnsanlar duyguları hatırlar.
Bir ülkenin nasıl kenetlendiğini...
Bir futbolcunun nasıl kahramana dönüştüğünü...
Bir çocuğun nasıl hayal kurduğunu...
2002'de izlediğimiz o büyük yolculuk bize unutulmaz anılar bıraktı. Belki de o takımın gerçek mirası kupalar ya da dereceler değildi. Onların asıl mirası, arkalarından gelen kuşaklara kurdurdukları hayallerdi.
Bugün bu satırları yazan kişi de o hayallerden doğdu.
Belki siz de...
Belki bu satırları okuyan binlerce insan da...
Şimdi yeni bir hikâyenin başlangıcındayız.
Yeni kahramanlar çıkacak sahneye.
Yeni sevinçler yaşanacak.
Yeni gözyaşları dökülecek.
Ve belki yıllar sonra bir başka çocuk, bu turnuvayı hatırlayıp kendi hayallerinin peşinden gidecek.
Umarım yolun sonunda yeniden gurur vardır.
Umarım yine milyonlar aynı heyecanda buluşur.
Umarım tarih bir kez daha bizleri yazar.
Kırmızı ve beyaz yeniden büyür.
Ve ay ile yıldız, bir kez daha gökyüzünde en parlak haliyle görünür.
Bu yolculuğun ilk notu burada başlıyor... Devamını ise hep birlikte yaşayacağız.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.