Beni heyecanlandıran dosyamın kabul edildiği andı
04:00, 15/09/2025, Pazartesi
Yeni Şafak

Özay Erdem
Özay Erdem’in ilk kitabı Tek Kişilik Balayı Everest Yayınları etiketiyle raflarda yer alıyor. Erdem ilk kitap heyecanını anlatırken dosyasının kabul edildiği anın mutluluğunu aktarıyor.
İlk eseriniz yayınlandığında neler hissettiniz?
Beni asıl heyecanlandıran şey dosyamın kabul edildiğine dair yayınevinden gelen e-postaydı. Gecenin bir vakti posta kutumu açmıştım. Yayınevinden aylardır beklediğim dönüşü görmüştüm. Dosyamın yayın programına kabul edildiğini öğrenince büyük bir mutluluk yaşadım. Hemen eşimle paylaştım bu haberi. Açıkçası beni eserin yayınlanmasından ziyade kitap taslağımın kabul edilişi daha çok mutlu etmişti. Çünkü eşikten ilk giriş anıydı o.
Kitabınızı elinize alınca ilk olarak ne yaptınız?
Kitabın kapağını açtım ve eşime bir ithaf yazmadığım için çok pişman oldum. Yazı serüvenimde ilk okurum ve en büyük destekçim oydu çünkü. Ayrıca ilk editörüm ve ilham perim de kendisidir.
Kitabınızı ilk kime imzaladınız?
Elbette Vildan’a, sevgili eşime imzaladım.
Kapıyı açan “Harry Potter” oldu
Yazmaya nasıl başladınız?
Zamanda biraz geriye gitmem gerekecek sanırım. İlkokul yıllarımda Harry Potter serisiyle tanışmam bana edebiyatın kapısını açtı diyebilirim. Hem bir okur olarak hem de yazmaya dair hevesimin uyanışında etkisi olmuştur. Harry’nin maceralarını okuyunca kendi romanımı yazabileceğimi düşünerek bir defter edinmiştim o yaşlarda. Tabii yarım kaldı o roman taslağı.
Ayrıca ortaokul Türkçe derslerimizde hocamızın hikâye tamamlama ve yazdırma çalışmaları da ilk heyecanlarımdır. Yazdıklarımı sınıfta okuyordum ve arkadaşlarımın verdiği tepkiler beni çok heyecanlandırıyordu. Kalbimin küt küt attığını anımsıyorum. Daha sonra yıllar içerisinde düzenli olmasa da yazmaya devam ettim. Fakat bunlar kendime sakladığım çok da güçlü olmayan metinlerdi. Gerçek manada ise ilk öykülerimi öğretmenlik mesleğine başladığım Erzurum’da yazdım. Yaklaşık yedi sekiz sene önceydi. Burada yine Vildan’ı anmadan edemeyeceğim. Yazdıklarımı dergilere yollamam için o dönemde beni yüreklendirmişti. Sonrasında dergilerde öykülerim yayımlanmaya başladı.
Gece mi yazarsınız, gündüz mü?
Sabahın erken saatlerini tercih ederim yazmak için. Özellikle hafta sonu tatillerinde olabildiğince erken kalkıp bir öykü üzerinde kahvaltı öncesi çalışmak rutinim olmuştu bir aralık. Hafta içi ise okula gidip geldiğim için ikindi vaktinden sonra yazmak gibi bir alışkanlığım var. Geceleri çok nadirdir bir şeyler yazdığım.
Defter mi, bilgisayar mı?
Sanırım birçok yazar aynı cevabı verecektir. Hem defter hem bilgisayar diyenlerdenim. İlk notlarımı ve karalamalarımı defterlerime yaparım. Sonrasında asıl büyük çalışma başlar ve ekleyip çıkarmaları bilgisayar üzerinde gerçekleştiririm.
Sitemizde paylaştığınız yorumlar, diğer kullanıcılar için değerli bir kaynaktır. Lütfen farklı görüşlere ve diğer kullanıcılara saygılı olun. Kaba, saldırgan, aşağılayıcı veya ayrımcı ifadeler kullanmaktan kaçının.